2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
Bir ses düştü içime,
Kırılmadım
Ama çatladım...
Ve o çatlaklardan
Işık sızdı sana doğru...
Sen konuşunca
Kelimeler cam gibi titredi,
Dokunsam kırılacak bir dünya vardı
İki bakış arasında...
Ben, seni
Korumaya çalıştıkça
Kendimden eksildim...
Çünkü bazı insanlar,
Tutulunca büyümez
Kırılınca parlar.
Bir şey vardı aramızda
Adı konmamış
Ama keskin.
Sanki sevgiydi
Ama yanlış elle tutulmuş bir bıçak gibi...
Cam kıvılcımı düştü kalbime;
Ne yangın oldu,
Ne de sönmüş bir umut.
Sadece ışık,
Keskin bir hat gibi içimi böldü...
Cam kıvılcımı...
Senin adınla yandım ben
Ama hiç yanmadım gibi de kaldım.
Şehir bize bakıyordu
Ama görmüyordu.
Biz iki kırık aynaydık,
Birbirine bakan
Ve her bakışta;
Bir parçam daha düşüyordu yere
Sessizce...
Ama kimse duymuyordu
Çünkü cam,
En çok sessizken kırılır.
Sana yaklaşmak,
Bir yasak gibiydi.
Çünkü aşk
Bazen dokununca değil,
Uzaktan bakınca yaşar.
Cam kıvılcımı düştü kalbime;
Ne yangın oldu,
Ne de sönmüş bir umut.
Sadece ışık,
Keskin bir hat gibi içimi böldü...
Cam kıvılcımı...
Senin adınla yandım ben
Ama hiç yanmadım gibi de kaldım.
Eğer biz kırılıyorsak,
Bu bir son değil...
Sadece,
Işığın içimize girmesinin yolu...
Bizi yanlış anladılar,
Çünkü sağlam görünmüyorduk.
Ama cam,
En çok içinden ışık geçince güzeldir.
Cam kıvılcımı düştü kalbime
Ve ben seni,
Kırılmadan taşıyamadım.
Ama şimdi anlıyorum,
Bazı aşklar
Tamir edilmek için değil,
Parlamak için yaşar...
Cam kıvılcımı...
Sen benim kırılgan sonsuzluğumsun...
Ve bazı şeyler,
Kırıldığında kaybolmaz...
Sadece
Daha görünür olur.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(7 Haziran 2026)
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.