Gönlünüzdeki en güzel dualar gerçeğiniz olsun. En önemlisi sağlık olsun. Varsak, acun için çabamız, haksızlıklarla mücadelemiz, ahiret için Tanrıya yakarışımız ve ibadetimiz var. Bu gün şehzadeler şehri Amasyamıza yazdığım birkaç dörtlüğü paylaşıyorum.
AMASYA VE BEN
Amasya dağları dilimde Türkü, Çalarım söylerim elmayı kürkü Anlatılır türküme bin tane öykü, Çalarım söylerim doymadım ona.
Amasya Yeşilırmak gönlümde akar, Yalıboyundan güzeller bakar, Ayyıldızım gökten ırmağa çakar, Seyrettim gün, gece doymadım ona.
Amasya lalesi gönlümde hale, Sevgi getirdi beni bu hale, Ferhatla şirini simgeyken hele, Seyrettim düşümde doymadım ona.
Amasya’da veliler duaya durmuş, İnsanlık adına yakarmış durmuş, Çıkarsız her dua elbet kabulmuş, Dualarla andım doymadım ona.
Yeşilırmak akarmış derin ve sessiz, Çocukluktan beri kalmıştır bensiz, Sevenlerin gönlünde ölçü bedelsiz, Amasyayı seyrettim doymadım ona.
Kral mezarları sesime seda, Kuzenleri aradım vermedi nida, Seslendiğim şimdi yaşar uhrada, Dualarla andım doymadım Amasya.
Mihri hatun Çakallardan şehri seyreder, Güzelliğini anlatan yazar dizeler, Edebi tarihe düşerken izler, Dinledim yellerden doymadım O’na..
Teyzem istasyondan bana el eder, Özlem bitsin yeter artık gel eder, Gözüm yaşı coşmuş sel eder, Sevgi ekenlerle var ol Amasya…. (DxG)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Amaç ve gayemiz birbirimiz arasında selamı yaygınlaştırmak kendimizi geliştirip bir duanın içinde yer almaktır dua hürmet ve saygılarımla
Dilek duru günay
Duasız başlayamaz gözler hiç bir sabaha Sonsuz enerji alıp yakar yüce Allaha
Sis dağı gel gel eder, Etme her şeyi keder. Hastalıklar misafir, İnan ki gelir gider.
Sis dağının başında, Bir çift güvercin gördüm. Üşümesinler diye, Kamıştan sepet ördüm
Sis dağının başları, Horon ile şenlenir. Şair çıkmasa bile, Gönlü onla demlenir.
Sis dağının başında, Kar boran eksik olmaz. Zengin biri sansalar, Soranım eksik olmaz.
Hayalin çok geniş olsa da söyle, Arzdaki her yer senin mülkün mü? Engerek yılanıyla gerdeğe girip, Sokulmadan halvet söyle mümkün mü?
Bu kadar mı silinmiş, yüzünün Rabbi yasiri,Hangi dilden okudumsa, bulamadım izini
Bildim neredenmiş, sendeki hile, Miden efendinmiş, aklınsa köle... Dilin sözde çığırırken tekbiri, Ne ile sönecek kalbinin kini.
Bazen karadenizin dalgaları gibi hırçın Bazen bir annenin içli ninnisi gibi...
Eski köy evimizin sactan çatısına Düşen damlalar düşer yadıma Kulaklarımda doğal musiki gibi Çalar en güzel besteleri
Yurdumun gördüğüm bütün yağmurları Anımsatır kendini Amasya, Tokat, Sivas, Erzurum, Ağrı Ankara, Balıkesir İstanbul İzmiri Daha nice güzel şehirleri Toprağı beslerken ananın sütü gibi Benim yüreğime hüzün serpintileri
Yurdumun gördüğüm bütün yağmurları Anımsatır kendini Amasya, Tokat, Sivas, Erzurum, Ağrı
Dışarda yağmur yağar İncitmeden dalları hem kuşları İçime damlar toprağa damlar gibi
Gizli köşklerde ne hikayeler gizlidir Yuvasız serçe kuşlarına Sahiplik edişleriyle…
Akşam yıldızı bizim kültürümüzde ecelin gelmesinin temsilidir Akşam yıldızıdır bu kimine erken doğar.Kimi seyre dalarken, kimini yasa boğar..
Dualarınızın gerçek yağmurları olup önünüze yağdığı gün olsun...Beden neyi diretse de yürekten güldüğünüz gün olsun...
Sevgi acının ağırlığını tüy gibi hafifletir
Ölüler ibret olsa da Diriler yaşamsız ölüyor. Yaşamayan ders mi alır Acun boşa dönüyor.
Büyük alimlerin dediği gibi “fikrim yok, bilmiyorum” Demek değilse: Nedir ariflik?
Çok bilenler mi az konuşur, Bilmediğini farkedemeyen mi Yükses sesle ve çok konuşur?
İnsan insana sargı bezi mi Mutluluk anahtarı mı Kurdu mu Yurdu mu? Yalnızlık yoldaşı mı
Bazen büyük cüsselerde cüce ruhlar barınır, Bazıları ise minicik cüsseleri dev ruhlarıyla anılır.
Tanrım kimseye dermansız dert, çözümsüz problem vermesin.
Her göz ayrı pencereyle açılır yeryüzünde, Gösterdiği başkadır, aynı görünse de özünde...
Alev alan saçlarınla ne yürekten çalarsın, İnsanların düşlerine izinsizce dalarsın. Gönülden damıtılmış boyalarla tüllenip, Sahnelere sığmazken,bir tuvale sığarsın
Karanlığı düşünüp hazırlamadınsa lamba, Çaresizliğine birileri umuttur sanma, Heveslenip boş vaatlere kanma, İçinin karanlığına hiç bir ışığı çaredir sanma
Akşam ümitlerimin bittiği yerde, Kapkaranlık bir ufuk sırnaşıp duruyordu, İlahi sünnetleri katmamıştım hesaba, Oysa sabır ufkundan bir güneş doğuyordu
Bir anne ki çocuğundan nefes alır nefes verir.Köklerinden hem ses alır geleceğe hem ses verir verir.Umutları düşleriyle insanlığa heves verir...
Bir anne ki çocuğundan nefes alır nefes verir.
Bazen yaramazlık eder, bakar mahzun süklüm büklüm,Çoçukluğum olmasaydı, olur muydun büyüklüğüm..
Çocukluğumu aldım da geldim tut elimden büyüklüğüm,
Kimi olgunlaşır kimi de yanar Kimi su bulamaz kimi de kanar İyiyi her insan hoşlukla anar İyilikler zincir birbirin bağlar Yaşama anlamlı kolaylık sağlar.
Kâra zarara kimdendir emir Emretse Yaratan kalır mı demir
Uzandım güneşe şifa diyerek Yaktı yandırdı narına beni Pişmiş bir kil oldum beni bulamam Nasıl çıkarır Mevlam bilemem
Dilek Duru Günay kıymetli şairemiz imzalı bu şiir Osmanlıya şehzadeler yetiştirmiş o tarihi ve kadim şehir Amasyayı buram buram hasretle aşkla ve kültürel bir hafızayla selamlıyor. Şair Edebiyat Defteri platformunda paylaştığı bu esere çok naif bir sabah duasıyla başlayıp ardından adeta bir Amasya güzellemesi sunmuş. Şiir Amasyanın tüm simgelerini birer birer yüreğimize işleyerek ilerliyor. Şehrin meşhur elmasından Yalıboyu evlerine Yeşilırmağın o derin ve sessiz akışından gökyüzündeki ay yıldızın nehre vuran aksine kadar her detay çok canlı. Şair sadece coğrafi bir tasvir yapmıyor Yeşilırmağın çocukluğundan beri kendisinden uzak kaldığını söylerken o harbi sıla özlemini de içtenlikle paylaşıyor. Şiirin son kısımlarındaki kişisel dokunuşlar ve aile bağları eserin samimiyetini en üst noktaya taşımış. Uhraya yani ahirete göçmüş kuzenlerin anısı istasyondan el eden teyzenin özlem dolu çağrısı ve coşan gözyaşları gurbet ile sıla arasındaki o ince sızıyı hissettiriyor. Dilek Duru Günay sevgiyi ekenlerin var olması dileğiyle Amasyaya olan doyumsuz aşkını harbi ve kalıcı bir dille tarihe not düşmüş. Kalbine sağlık.ssygi ve hürmetlerimle
Bu türkü, Amasya’ya duyulan derin bir âşıklığın en samimi hali… Sözler hem bir sevgilinin fısıltısı, hem bir şehrin destanı olmuş. Yeşilırmak’ın sessiz akışıyla gönlün coşkun selini aynı anda hissettiriyor. Ferhat ile Şirin’den Mihri Hatun’a, kral mezarlarından Çakallar’a uzanan o köklü tarih, birden bire kişisel bir özleme, çocukluk anılarına, teyzenin istasyondan el sallayışına dönüşüyor. İşte bu geçişler muhteşem. “Çalarım söylerim doymadım ona” dizesi resmen kalbe saplanıyor. Çünkü Amasya’ya doymak gerçekten mümkün değil. Ne kadar seyretsen, ne kadar anlatsan bitmiyor; bir yanını doysan öbür yanı hasret bırakıyor. Bu türkü hem vatan toprağına, hem tarihe, hem de “orada bir yerlerde hâlâ beni bekleyen bir şeyler var” duygusuna yazılmış en güzel mektuplardan biri. Okurken gözüm doldu, içim Amasya koktu. Ellerinize sağlık, yüreğinize sağlık. Bu nasıl güzel, bu nasıl içten bir sevdadır… Tebrik ederim.
Güne çok güzel, bilgece bir temenniyle başlamışsınız; içten dualarınız için teşekkürler.
"Amasya Ve Ben", Şehzadeler şehri Amasya’nın tarihini, coğrafyasını ve manevi havasını kişisel anılarınız ve aile bağlarınızla harmanlayan çok samimi bir şehir güzellemesi olmuş.
Yeşilırmak’tan Kral mezarlarına, Yalıboyu evlerinden Ferhat ile Şirin’e, Mihri Hatun’dan istasyondaki teyzenizin el sallayışına kadar Amasya’yı Amasya yapan her detayı hasret ve büyük bir sevgiyle ilmek ilmek işlemişsiniz. Şiirin her kıtasına sinen o "doyamadım ona" nakaratı, memleket toprağına ve geçmişe duyulan o köklü ve sönmeyen bağlılığı çok duru bir dille özetliyor. Yüreğinize, kaleminize sağlık; Amasya’nın asil ruhu sesinize güzel bir seda olmuş.
Kutsal sayılan her değerlerimize duyulan saygı ve hasret Türk insanının bir vefa borcudur. Bu borç saydığını bazen ağıtlara, bazen şiirlere dökerek kendini teselli eder. Hislerime tercüman olan bu güzel ve vefa dolu şiiri ve şairini tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum. Yüreğinize, gönlünüze ve emeğinize sağlık değerli şairemiz. Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim.
Hayatın içindeki küçük ama önemli duyguları çok güzel yakalamışsınız. Her cümleye farklı bir anlam yüklenmiş. Kalbe dokunan dizeler okudum. Kırılmasın kalemin güzel insan…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.