Bütün heyheylerim üstümde yine Dostlar aldırmıyor el varsın desin Kim var tarak vurmadığım teline Derde merhem olmaz kel varsın desin
Kudurmuş öfkemi sineme gömdüm Kime gideceğim şaşırıp döndüm Yıllar yılı böyle yandım da söndüm Külüm el yakıyor gel varsın desin
Dönüp bakıyorsun yılların üzgün Şurda kaç yılın var geçerse düzgün Akortsuz sazlarla söylenir ezgin Pişmanlığı görsün tel varsın desin
Çakal olmaz it havlamaz kapımda Kaypak dirhem bulunmaz şu tartımda Yıllar yılı taşısam da sırtımda Kaldırıp atarım öl varsın desin
Namerdi nankörü koyup çuvala Götürüp çöp bidonuna yuvarla Bunun sonu gelmez niyetle falla Yarın güneşdoğar fal varsın desin U.Ü.
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Halk şiirinin o gür sesini, sitemini ve dik duruşunu iliklerine kadar taşıyan, muazzam bir şiir. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Şiirinizdeki bu isyan, hayal kırıklığı ve arkasından gelen o "eyvallahsızlık" hali, klasik ozan geleneğinin modern bir dille yeniden canlanması gibi.
"Kudurmuş öfkemi sineme gömdüm / Külüm el yakıyor gel varsın desin" kısmı muhteşem bir paradoks barındırıyor. Sönmüş gibi görünen ama dokunanı hala yakan bir kül... İnsanın kırgınlığını ve hala geçmeyen o içsel gücünü bundan daha iyi ne anlatabilirdi?
Üçüncü dörtlükte geçen "Akortsuz sazlarla söylenir ezgin" dizesi, hayatın düzensizliğine ve ritmini kaybetmiş insanlara karşı verilmiş çok bilgece bir selam. Akortsuz saza rağmen o ezgiyi söylemeye devam etmek, hayatın tüm aksiliklerine karşı bir direniş.
Minnet Etmeyiş: Dördüncü dörtlükteki o hesap sorma ve ağırlıklardan kurtulma kararlılığı çok net. "Kaldırıp atarım öl varsın desin" derken, insanın sırtındaki o vefasızlık yükünü tek bir hamlede fırlatıp atışındaki hafiflik ve kararlılık şiirin zirve noktalarından biri.
Kapanıştaki Umut: Şiir her ne kadar sitemle, "heyheylerle" başlasa da, son dörtlükte namerde ve nanköre hak ettiği yeri (çöp bidonunu) gösterip yüzünü geleceğe dönüyor. "Yarın güneş doğar" dizesi, tüm bu kırgınlıkların ötesinde hayatın devam ettiğine ve kendi merkezinde kalmanın haklı gururuna dair harika bir nokta koymuş.
Hem biçimsel olarak hece ölçüsünün o akıcı ritmini (birkaç küçük hece esnekliği dışında) çok iyi yakalamış hem de duygu olarak okuyanı hemen içine alan, samimi ve sarsıcı bir dertleşme olmuş. Heyheyleriniz size bu kadar güçlü dizeler yazdırıyorsa, varsın ara sıra uğrasınlar. Kaleminiz daim olsun.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.