0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
10
Okunma
Geceyi içine çeken bir adı vardı senin: Derya…
Sanki bütün denizler susmuş da gözlerinde toplanmıştı.
Ben kıyısında bekleyen yorgun bir gemiydim,
Sen ise fırtınadan sonra bile dalga olmaktan vazgeçmeyen bir deniz.
Bir seni sevdim,
Bir de içimde büyüyen yokluğunu…
İkisi de aynı yarayı taşıdı yıllarca.
Derya,
Adını her söylediğimde içimde tuz kokulu bir sızı yükseliyor.
Sanki çocukluğumun en güzel akşamı kaybolmuş da
Ben hâlâ onu aynı sokakta arıyorum.
Bilirsin, bazı insanlar gider…
Ama odadaki sessizlik onların yerine yaşamaya devam eder.
İşte sen öyle kaldın içimde.
Bir sandalye gibi eksik,
Bir pencere gibi açık,
Bir dua gibi yarım…
Şimdi hangi şehirde yağmur yağıyor üzerine bilmiyorum,
Kim saçlarını okşuyor onu da bilmiyorum.
Ama bildiğim tek şey şu:
Ben seni unutmayı hiç öğrenemedim.
Çünkü senin adın aşk değildi sadece,
Hasretti…
Geç kalmış sarılmaların acısıydı.
Geceleri kimseye anlatamadığım o iç çekişlerin adıydı.
Derya…
İnsan bazen bir kişiyi değil,
Onun yanında kurduğu hayali özlermiş.
Ben en çok orada kayboldum.
Eğer bir gün olur da
Yolun yine benim kırılmış kalbime düşerse,
Kapıyı yavaş çal…
Çünkü içeride hâlâ seni bekleyen
Yorgun bir sevda uyuyor olacak.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.