3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
67
Okunma
"Seviyorum"
Karanlığı alnından öptüğüm bir uçurum vardı gözlerinde
Orada düşmeyi ibadet sandım.
Bir insanın bir insana bu kadar yaklaşması
Belki de kıyametin yeryüzündeki ilk provasıydı.
Sen…
Ömrümce bütün dualarımı üstüne giymiş gibiydin,
Kirpiklerinde bekleyen yağmur
Bir çocuğun yetim kalmış iç çekişi kadar masum,
Yangının ortasında unutulmuş Kur’an sesi kadar derindi…
Seni görünce
Dünyadaki bütün saatler durmayı öğrendi.
Zaman, boynunun kıvrımında boğuldu.
Öyle bir geldin ki bana
Toprağın altındaki ölüler bile başını kaldırıp baktı.
Meğer aşk,
Göğsünde mezar taşı taşıyanları da diriltiyormuş.
Seni severken
Kelimeler yetersiz kaldı diye
Sessizliği büyüttüm içimde.
Bir kadın düşün;
Her gece adını söylememek için dişlerini sıkan,
Her sabah unutmuş gibi davranıp
Akşama doğru yeniden sana yenilen…
Bir liman olsaydın
Bütün fırtınalarımı getirirdim avuçlarına.
Bir şehir olsaydın
Sokaklarında kaybolmak için bütün haritaları yakardım.
Ölüm olsaydın
Gözlerini son kez görebilmek uğruna
Bin kere toprağa girerdim.
Sen sevda değilsin benim için.
Yüreğime yazılı kaderimsin.
Adını anınca içimde minareler yükseliyor,
Sustuğumda omuzlarıma kar yağıyor.
Hatırlıyor musun?
Bir gece ellerin ellerime değmişti de
Günlerce avuçlarımı yıkayamamıştım.
Tenin,
Bir peygamber sabrıyla dokunmuştu kalbime.
Ve ilk defa
Bir adamın ellerinde secde etmeyi, o an düşündüm.
Güldüğünde
Kırılmış bütün çocukluklar ayağa kalkıyor.
Bir annenin yorgun yüzü hafifliyor,
Bir mahkûmun zinciri gevşiyordu.
Nasıl anlatayım?
Varlığın Dünyanın en çetin acılarına bile merhem oluyordu.
Sonra ayrılık girdi aramıza…
Bir cellat boynuma ipi geçirdi sessizce,
Bir mezar taşı kadar soğuk,
Bir kurşun kadar keskin…
Gittin.
Ve o gün
Aynalarda kendimi,
Senden arta kalan harabeler gibi görmeye başladım.
Sokaklardan geçiyorum, sen varsın.
Yağmur yağıyor, sen varsın.
Bir çocuk annesine sarılıyor, sen varsın.
Ezan okunuyor, sen varsın.
Hangi yöne dönsem
Dünya seni çıkarıyor karşıma.
Biliyor musun?
İnsan en çok
Kavuşamayacağı şeyi seviyormuş.
Kavuşmak fani,
Hasret ise Allah’a daha yakınmış…
Seni beklerken
Takvimler eskidi.
Mevsimler omzumda yaşlandı.
Saçlarıma düşen her beyaz
Adının susarken çıkardığı dumandı.
Her gece
Pencereyi açıp göğe bakıyorum.
Ay bile yarım doğuyor.
Yıldızlar paramparça…
Gökyüzü sanki sen gidince yetim kalmış.
O an anladım;
Sadece sevmemiştim ben seni
Kazımıştım içime .
Ne yapsam
Silinmiyor.
Geçmiyor.
Unutulmuyorsun.
İçime yazılmış çıkmıyorsun.
Öyle ki
Bir gün herkes terk etse,
Şehirler yıkılsa,
Dostlar sırt çevirse,
Kapılar yüzüme kapansa,
Yine bir bakışının gölgesinde yaşarım.
Ey Sevgili
Ey Aşk.
Yaralarımı ruhumun en derininde yaşıyorum.
Uykusuz debelendiğim geceleri omuzlarım da taşırken bile
üşümenden korkuyorum.
Öyle sevdim ki…
Bir kuş ölse ,
Bir çiçek solsa , içim parçalanır
Üzülme ihtimaline,
gözlerinden yaş süzülür diye ürperir, korkarım.
Şimdi sorsan bana:
Bu nasıl sevda? diye
Bu, kendi kalbimi ellerimle ateşe atmaktır.
Bu, ömrüm boyunca yanmaktır.
Bu, geceleri dua gibi fısıldanan bir aşk uğruna
Bütün dünyayı karşıma almaktır.
Ve inan…
Eğer bir gün ölüm gelip omzuma dokunursa
Son nefesimde bile seni çağıracağım.
Ben seni
Bir heves gibi değil,
Bir ömürden daha çok sevdim.
Öyle derin,
Öyle tarifsiz,
Öyle sonsuz…
Bir deniz düşün; sonu yok.
Bir yangın düşün; kül olmuyor.
Bir dua düşün; göğe çıktıkça çoğalıyor.
İşte
Seni biraz deniz,
Biraz yangın,
Biraz dua gibi sevdim.
Ve hâlâ seviyorum…
Karanlığın en dibinde
Adını kalbimin duvarlarına yıldız gibi asarak.
Seviyorum
Seviyorum
Seviyorum...
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.