2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
31
Okunma

Daha kaç şiir yazılmalı sana olan özlemimi anlatmaya..
Günler geçti, aylar geçti, yıllar geçti ve sen yine gelmedin..
Adını andığım an boğazım düğüm bağlıyor..
Konuşamıyorum, bağıramıyorum haykıramıyorum..
Sanki en derin enginlerde sessizlik içinde boğuluyorum..
Sana gelmek istesem ne yürüyebiliyorum ne de koşabiliyorum..
Kalakaldım öylece kendi halimde..
Gözlerim gece gündüz yol gözlemekten bitap..
Kalbim aklıma kırgın, aklım ise darmadağın..
Yolunu kaybeden bir yolcu gibiyim..
Hangi yöne gideceğini bilmeyen..
Sahi hangi yollar sana çıkıyordu?
Söylede o yolları aşıp geleyim hiç beklemeden.!
Zira hasret yangınları sinemi içten içe yakıyor.
Dayanmak zor bela güç..
Söylesene, hangi rüzgâr kokunu savurur pencereme?
Hangi yıldız gözlerinin ışığını taşır bu karanlık geceye?
Bir adım atsam uçurum, bir adım geri dursam yangın...
Varlığın bir bilmeceydi, yokluğun ise en ağır bozgun.
Dizlerim ferini, ruhum dermanını tüketti bu yokuşlarda.
Artık ne gökyüzü mavi benim için ne de çiçekler baharda.
Zaman bir akrep gibi zehrini ruhuma akıtıyor,
Sensiz geçen her saniye, ömrümden bir parça koparıyor.
Belki bir gün dökülür dudaklarından vuslatın o ilk hecesi,
Belki o gün biter kalbimin bu dinmek bilmez sancısı.
Ama şimdilik sadece kalemim ağlıyor, kağıtlar ise dilsiz,
Sen orada benden uzak, ben burada yarım ve kimsesiz...
Gelsen de dindirse bu sağanaklar içimdeki harareti,
Gelsen de silsen alnımdan bu kapkara kaderi.
Zira ben artık kendime bile yabancıyım bu ıssızlıkta,
Kaybolmuş bir gölgeyim, isminin geçtiği her durakta.
Yazar Zümra İlknur ✍🏻
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.