3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
65
Okunma

Hayat mektebinin
İlk bölümünü seninle okudum
Sen dil öğrettin
Sevgiyi, korunmayı
Yemeği, yürümeği
Ninni dinlemeği
Gülerek oynamayı
Gülücük paylamayı
Düşünce kalkmayı
Sen öğrettin bunca işin arasında
Annem gençlik çağının ortasında…
Onca çapalanacak zemi seni bekler
Toprak ana doğurmuş bolca
Acıbiyanı, deve dikenini
Yeşertmiş çayırı
Boy atmış pıtrak
Zemi de kök salmış ayrık otu
Dal dal büyümüş yelmik
Çapayı ağlayarak bölen ben
Söğüt dallarından kurulu koluk da
Anne kucağından mahrum kalan ben
Annem çığlığım beterdi senden…
Eve dönerdin zemiden gelince hemen
Yorgunluğa bakmadan
Başlardın ay ışığıyla gece boyu
Temizliğe, bulaşığa, yemek pişirmeye
Vakit kalmazdı uyumaya
Ağlayarak hatırlatırdım açlığımı
Ev işleri bitince bilirdin varlığımı
Annem omuzunda yükün ağırdı
Ne çok yaşardın hayatın zorluğunu
Sen merhamet çiçeği
Eyüp sabırlı güzel Annem
Bir tek Anneler günü değil
Her gün özlemin içimde
Hatıraların özümde
Perde perde gelip geçer
Film şeridi gözümde…
Sen kucağına aldın Emircan’ı
Ben son gününde ancak
Omuzuma alabildim seni…
Çaresiz, naçar kalarak
Toprak adlı sadık yara
Karakoyunlu adlı diyara
Ağlayarak gömdüm seni…
Annem sen bağışla beni…
9.5.2026 Emir Şıktaş
Zemi; tarla, yelmik; yiyilen bir bitki
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.