Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz. saint euremond
Gulhatun cakirlar ruhumda
Gulhatun cakirlar ruhumda

​ÖMÜR MERDİVENİ

Yorum

​ÖMÜR MERDİVENİ

( 11 kişi )

10

Yorum

17

Beğeni

5,0

Puan

141

Okunma

​ÖMÜR MERDİVENİ

​ÖMÜR MERDİVENİ

On beşinde dünya pembe bir rüya,
Güneş hep tepede, sönmezmiş güya.
Düşmeden bu ömür karanlık kuyuya,
Gönlün ufuklara baktığı yerdir.

​Koşarsın yorulmak nedir bilmeden,
Ağlamayı henüz öğrenemeden.
Acı kapıları gelip delmeden,
Sevdanın ateşi yaktığı yerdir.

​Yirmisinde dünya diz çöker sana,
Sığmazsın o vakit dar bir mekana.
İnanmazsın asla sonu olana,
Kanın damarlardan taştığı yerdir.

​Kader pençesini saklamış bekler,
Günlere eklenir taptaze günler.
Henüz duyulmamış dertli o ünler,
Aklın sınırlardan aştığı yerdir.

​Yirmi beş; bir eşik, bir ince sızı,
Yavaşça kaybolur gençliğin hızı.
Kışa selam verir ömrün al yazı,
Hüznün ruhumuza sızdığı yerdir.

​Hayaller gerçeğe çarpar da durur,
Yavaşça dökülür o eski gurur.
Zaman hançerini sırtına vurur,
Kaygının mezarın kazdığı yerdir.

​Otuzun kahrını sakladık serde,
Mutluluk dedikleri çekilmiş perde.
Hangi kapı çalsa, o eski yerde,
Hüznün nöbetini tuttuğu yerdir.

​Kırkın parıltısı koca bir yalan,
Zaman bir hırsızdır, gençliği çalan.
O eski neşeden geriye kalan,
Gönlün bir kenara yattığı yerdir.

​Yaşlanmak bir ışık, bir nur değildir,
Kendi kuyusuna doğru eğildir.
Giden gelmez artık, bu da dâhildir,
Toprağın hasreti tattığı yerdir.

​Eskiden her sese yürek vururdu,
Zaman bir akarsu, bir gün dururdu.
Meğer hayat bizi bura kururdu,
Gözün hayalleri yuttuğu yerdir.

​Aynadaki çehre tanımaz seni,
Zaman söküp almış taptaze teni.
Terk edip giderken eski meskeni,
Canın bu bedenden bıktığı yerdir.

​Eksiliyor dostlar, birer birer ah,
Ne bir ümit kaldı, ne de bir sabah.
Her giden bir parça kopardı eyvah,
Kederin pazarın sattığı yerdir.

​Keyif dedikleri bir anlık mola,
Hüsranla başladık her yeni yola.
Gözyaşı karışmış sağa ve sola,
Ömrün sel olup da aktığı yerdir.

​Kulaklar duymaz da sesler silinir,
Gönül kapıları sert kilitlenir.
İnsan yaşadıkça bin dertlenir,
Sözün boğazında bittiği yerdir.

​Ellerim titrerken kalem yorulur,
Coşan o duygular şimdi durulur.
Hesaplar en sessiz yerde sorulur,
Mizanın vicdanı tuttuğu yerdir.

​İkinci baharı kim neyler dostum?
Yıllara kırgınım, hayata küstüm.
Toprakla örüldü en sonki postum,
Baykuşun viranda öttüğü yerdir.

​Gençlik bir kuş gibi uçtu elimden,
Ancak bin hıçkırık kaldı dilinden.
Koparıldık artık hayat ilinden,
Gurbetin canına yettiği yerdir.

​Zaman; zalim bir el, boğazda düğüm,
Nerede o eski, şanlı gördüğüm?
Her gece bin parça olup öldüğüm,
Kabusun gerçeğe çattığı yerdir.

​Pencereden bakan artık hayalet,
Her yanım hüzünlü, her yer vasiyet.
Yaşlanmak dediğin ağır bir diyet,
Varlığın yokluğa gittiği yerdir.

​Ömür yaşın değil, acın kadardır,
Aldığın her nefes sana bir dardır.
Biliyorum, son durak beyaz kardır,
Yolların sessizce bittiği yerdir.

​Bitti bu yolculuk, söndü son çıra,
Ruhunu teslim et o sonsuz sırra.
Veda vakti geldi artık bu ara,
Geceyle gündüzün bittiği yerdir.
Y
Gülhatun Ruhumdan şiirler ✍️

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

​ömür merdiveni Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz ​ömür merdiveni şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
​ÖMÜR MERDİVENİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
YAKAMOZ ŞİİRLER
YAKAMOZ ŞİİRLER, @yakamozsiirler
7.5.2026 19:20:37
5 puan verdi
İnsan ömrünü her yaşın güzellikleri, getirip götürdükleriyle ve harika teşbihlelrle anlatan muhteşem bir şiirdi günümün şiiriydi düşünen akına, hisseden yüreğine ve yazan eline bin sağlık canım tebrikler selam ve sevgiyle. Benim de bu konuda yazılmış bir şiirim var.Bu güzel şiirine eşlik etsin diye yoruma bırakıyorum izninle istemezsen silebilirsin hiç kırılmam .

HAYATIMIZ

Çocukluk,
Annenin dizlerinde uyurken mışıl mışıl,
uyanmak istemediğimiz en güzel rüya.
Mutluluğun oyun olduğu yaşlar
Topumuzla çalım attığımız hayata
Ve güldüğümüz, kaygısızca doya doya..


Gençlik ise,
Bu rüyadan uyanış.
Kapılıp hayatın rüzgarlarına,
dolu dizgin koşmaktır okul yolunda
en güzel sevdalara.

O,
Hayata meydan okuyan,
yürüyen ego.
Denize koşan ırmak
Esip gürleyen fırtına
Taşın suyunu çıkaran kudret.
Ve gözü kara,
girişmektir her kavgaya.
İdealleri uğruna...


Orta yaş
Olgunluktur biraz da.
Koşmaktan yorulmak,akıp durulmak.
Dostu düşmanı seçmek
Olmayacak düşlerden, yavaş yavaş vazgeçmek.
Olasılıklar içinden en güzelini,
Yörüngende dolanan,
Eş ve çocuklarını seçmek.
İşte bu duygularla,artarken sorumluluk,
varmak için menzile,
sevgiden duvar örüp,
köprüler kurmaktır geçmişten geleceğe
Böyle başlar mutluluğa yolculuk...

*
Yaşlılık mı ?
İşte onu hiç sorma.
Karnın tok sırtın pekse,
geleceğin güvendeyse,
Huzurun son durağıdır.
Anıların ırağıdır.

Hazanda yaprak dökümü
El öpümü bel bükümü
Gözünde gözlük,elinde asa
hayıflanıp hızla geçen yıllara
yorgun yüreğinde binbir hatıra
dalarken uzaklara,
Onları yad edecek bir dost ararsın yalnız odanda.
Ve artık bundan sonra tek dileğin,
yorgun bir gemi gibi,
sığınmaktır en güvenli limana.
Ama her akşam, aynı soruyla girersin yatağa.
Acep çıkar mıyım sabaha...

MELAHAT ÇETİNKAYA
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
7.5.2026 14:44:34
5 puan verdi
Anlam ve anlatımıyla güzel bir gönül sesiydi.

Yüreğinize sağlık.

Kutlarım.
BEŞİĞİ KALEMDEN
BEŞİĞİ KALEMDEN, @besigikalemden
7.5.2026 11:18:23
5 puan verdi
Kaleminize, kaleminize sağlık .
Ömür bir kış güneşi; parlamasıyla sönmesi bir, şiirnizde ne kadar güzel anlatmış bu kış güneşini.
Gönülden selam ve saygılarımla 💐
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
7.5.2026 10:47:23
5 puan verdi
Zamanın İki Yüzü: Şiirin başında güneşin hiç sönmeyeceğini sanan o çocuksu saflık, ilerleyen kıtalarda yerini "hırsız bir zamana" ve "sırtımıza inen hançere" bırakıyor. Zamanın bir akarsudan ziyade, hayatın tüm neşesini yutan bir hayalete dönüşmesi çok güçlü betimlenmiş.
Mekanik ve Ruhsal Değişim: "Kanın damarlardan taşması" gibi dinamik bir imgeden, "ellerin titremesine" ve "kulakların silinmesine" kadar fiziksel çöküş, ruhsal bir küskünlükle (hayata küstüm, yıllara kırgınım) harmanlanmış.Vakur Bir Karamsarlık: Şiirde hüzün hakim olsa da, bu hüzün "Mizanın vicdanı tuttuğu yer" vurgusuyla bir hesaplaşmaya ve vakur bir kabullenişe evriliyor. "Yaşlanmak bir ışık, bir nur değildir" mısrası, bu süreci romantize etmeden, tüm çıplaklığı ve ağırlığıyla karşımıza koyuyor.

ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
7.5.2026 10:32:08
5 puan verdi
Merhaba değerli şair, değerli kalem
Güzel bir şiir okuduğumuz
KUTLUYORUM YÜREKTEN, YALANSIZ VE RİYASIZ
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal ve de hoşça kal
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
7.5.2026 09:54:52
5 puan verdi
Bu güzel ve uzun soluklu şiire iki dörtlükte benden.
Yüreğinize sağlık, harika bir şiir okudum. Saygı ve selamlarımla, hayırlı günler diliyorum.

Dizlerde derman yok, fer bitti gözde,
Sönmekte o ateş, kül kaldı közde.
Yalan oldu dünya, durmadı sözde,
Menzilin sonuna çıktığı yerdir.

Sırtındaki yükler dağlardan ağır,
Feryadın yükselir, her taraf sağır.
İster sitem eyle, ister Hak çağır,
Toprağın kucağı açtığı yerdir……….Ebuzer Özkan
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
7.5.2026 08:50:40
5 puan verdi
Şiirin her dizesi insanın içine dokunuyor. Özellikle kullandığınız imgeler o kadar güçlü ki okurken kendimi o duygunun içinde kaybettim. Bu bağlamda yürekten kutluyorum sizi. Mutluluk gölgeniz olsun o gölge hep yanınızda olsun…
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
7.5.2026 07:33:16
5 puan verdi
İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen süreci bir merdivene benzeterek, zamanın amansız akışını ve yaşlılığın getirdiği o buruk kabullenişi muazzam bir hüzünle anlatıyor. Kaleminize sağlık; mısralarınızda hem bir bilgelik hem de derin bir sitem var.

Şiir, 15 yaşın "pembe rüyasından" başlayıp 30'lu yaşların hayal kırıklıklarına, 40'lı yaşların "yalan parıltısına" ve nihayetinde veda vaktine kadar çok tutarlı bir kronolojik çizgi izliyor.

Yaşlanmak bir ışık, bir nur değildir" diyerek geleneksel "nur yüzlü ihtiyarlık" algısına cesur ve gerçekçi bir kederle karşı çıkmanız, şiire özgün bir karakter katmış.

"Gözün hayalleri yuttuğu yer", "Zamanın gençliği çalan bir hırsız olması" ve "Varlığın yokluğa gitmesi" gibi tasvirler, okuyucunun zihninde somut ve sarsıcı sahneler yaratıyor.

​"Ömür yaşın değil, acın kadardır,"
​Bu mısra, şiirin felsefi doruk noktası diyebilirim. İnsanın ömrünü takvim yapraklarıyla değil, ruhunda bıraktığı izlerle ölçmesi, evrensel bir hakikati vurguluyor.

​Gençliğin o ilk kırılma noktasını "ince bir sızı" olarak tanımlamanız, estetik açıdan çok zarif durmuş. Hayatın neşesinden kederine geçişi bu yaşla başlatmanız psikolojik gerçeklerle de örtüşüyor.

​Şiiriniz boyunca hakim olan karamsar ve gerçekçi hava, edebiyatımızdaki "zaman" temalı klasik eserleri (örneğin Cahit Sıtkı Tarancı'nın Otuz Beş Yaş şiiri) anımsatıyor ancak sizin kaleminizde bu keder daha keskin ve kabullenmiş bir sona doğru evriliyor.
Geceyle gündüzün bittiği yerdir" ifadesi, tüm o fırtınalı hayatın durulduğu mutlak sessizliği çok güzel mühürlemiş.

​Emeğinize, yüreğinize sağlık. Duygusu bu kadar yoğun ve akıcı bir eser ortaya koymak her kalemin harcı değildir.
mesakin
mesakin, @mesakin
7.5.2026 07:27:35
5 puan verdi
Güzel anlamlı bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
yön
yön, @yon
7.5.2026 03:04:17
5 puan verdi
Gençlik bir kuş gibi uçtu elimden"
En klasik ama en doğru benzetme. Kuş avucunda durmaz. Ne kadar sıkı tutsan, bir gün çırpınır gider. Gençlik de öyle. Tutayım derken bakmışsın gitmiş. "Elimden" demen de ayrı hüzün. Sanki suç sende değil, kaderde.
Ancak bin hıçkırık kaldı dilinden"
Kuş gitti, yerine hıçkırık kaldı. Gülüşler, şarkılar, hayaller gitti... Yerine boğaza düğümlenen ağlamalar geldi. "Bin hıçkırık" deyince anlıyorum: Her hatıra bir hıçkırık olmuş. Say say bitmez.
On beşinde dünya pembe bir rüya"
Ah o yaşlar... Her şey tozpembe. Dert yok, tasa yok. Dünya senin etrafında dönüyor sanırsın. "Rüya" demen çok doğru. Çünkü rüya uyanınca biter. 15 yaş da öyle. Bir sabah uyanıyorsun, hayat tokadı vurmuş.
Güneş hep tepede, sönmezmiş güya"
Bu dize yangın yeri. 15 yaşında sanırsın ki hiç gece olmayacak. Hep gündüz, hep yaz, hep güneş tepede. "Sönmezmiş güya" derken o çocuk kandırılmışlığı var. Meğer güneş de batarmış. Meğer karanlık da olurmuş.Yüreğine kalemine emeğinize ellerinize sağlık.değerli hocam kalemin daim ilhamin bol olsun Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle esen kalin sayglar Selamlar

© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL