17
Yorum
30
Beğeni
5,0
Puan
256
Okunma

Gülbahar’dım bir zamanlar parladım ikbal ile
Lâkin el çekti saadet her yanım oldu gubâr
Nûr-ı çeşmim gitti elden koptu bağrımda kıyam
Bir oğulsuz vâlideyim her nefes bin ah u zâr
Ey Süleyman Taht u tâcın bâki kalsın gam değil
Mahidevran’ın payına düştü yalnız bir mezâr
Gülşen-i aşkında soldum kalmadı bir berg-i bâr
Gözlerimde yaş değil kan çeşmesidir intizâr
Bunca yıl Hasbahçe’de şâd olduğum günler hani
Şimdi gönlüm mülküne hükmetti hicran oldu târ
Yıkıldı saray-ı ikbal kalmadı sabra mecâl
Cihân geniş olsa neyler, gönlüm artık dar u târ
Hürrem’in raksıyla douş şimdi mermer kasr-ı şâh
Bize gurbet düştü paşam payımız oldu hisâr
Hangi mühür sildi adı hangi ferman yaktı can
Gözlerimde bitti dünya her yanım bir şeb-i târ
Amasya yollarında bir umutla düştük yola
Bilmezdik ki kiderimiz sarılmış kara kola
Gözümün nuru yiğidim ordunun başı tacıydı
Vurdular paşam dalına vermediler bir mola
Ak sütüm helal olsun ey şehid-i pak-i cana
Seni kurban verdiler sığmaz bu cihana sala
Konya’nın ovasında feryad ahım göğe çıktı
Evladın acısı çöktü dönmez artık bu yola
Süleyman fermanı yazmış mühür vurmuş canına
Babanın eli değdi mi o mübarek oğula
Gülbahar’ın baharı kar kışa döndü bir anda
Mustafa’m gitti diye güneş küstü bu yola
Halk Şairi
Tülay Aslan
(Altın kafesteki kraliçeler)
Serisinden
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.