10
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
314
Okunma

Eksik tümceler dökülürken satırlarımdan,
"Sen" çoğalıyorsun içimde durmadan...
Yüzümü şefkatle kavrayan ellerin,
Yüzümde yamalı gülümsemelerim
Ve dikiş tutmayan hayallerimle
Ben hâlâ seninle. . .
İçimin o mahzun kız çocuğu ülkesinde,
Kırık beyaz masallar dinliyorum
düşlerimde yankılanan sesinden.
Süzüldükçe uykum kirpiklerimden...
"Sen" doğuyorsun her sabah gökyüzümde,
Ve gök, senin yüzünde...
Adını saklıyorum
Kuytularımda, en derinlerimde...
Kimselerin bulamayacağı
Ve kimselerin bizi göremeyeceği bir yerde.
Gölgeme yakın duran gölgene yaklaşıyorum,
Bedenimi yavaşça çağıran bilinmezliğine...
Issız, tenha bir yerde ürkek bir geyiğin kalbiyle,
Gözlerime akıp duran gözlerine bakıyorum
Parmak uçlarıma damlayan bir çiğ arıyorum,
Hüzün tanelerine dokunuyorum.
Kayıp parçalarıma rastlıyorum
Yüzünün öksüz çizgilerinde...
Usulca ve sevginden ürkmüşçesine,
Parçalara ayrılan bir bulut gibi dağılıyorum
Öylece kalıyorum, uçsuz bucaksız müphem denizinde...
Hatıransa hep gül kurusu, canımın izinde...
Sakınıyorum seni...
Sessizliğime yatırdığım kuru dünya gürültüsünden,
Göğsüme bastırdığım bir kuş tüyü misali
Koruyorum kalbime kutsal kıldığım sevgini...
Sakınıyorum içimde ya/saklı izlerini,
Bize merhametsiz bakan yeryüzünden...
Ve hasretin yıprattıkça acısı taze filizlerimi,
Savruluyorum,
sensizliğin ellerimi kimsesiz bırakan
Hüz sarısı güzünde...
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.