Öyle horozlar vardır ki, güneşin onlar öttüğü için doğduğunu sanırlar. atasözü
redfer
redfer

Musakka

Yorum

Musakka

6

Yorum

23

Beğeni

0,0

Puan

453

Okunma

Musakka




Karadeniz’in o sisli havasını özlüyorum hala;
Dedemin eski evinin avlusunda tahta merdivenlerin gıcırtısını,
Uzaktan gelen horon seslerini,
Mutfaktan sızan mısır ekmeği kokusunu…
O günler hiç bitmesin diye dua ederdim içimden;
Şimdi hepsi yarım kalmış birer hikaye gibi hafızamda.

Baharın o taze, henüz ısınmamış serinliğinde
başlardı her şey.
Karlar eridikçe
Kalkandere’nin sisli yamaçlarında çocukluğum uyanırdı,
Elim dedemin avucunda;
dünya kocaman, sıcak bir çarşı günü olurdu.
Zamanın kalbi,
Huzur Lokantası’nın buğulu camında
ağır ağır atardı.

Mutfaktan yükselen koku sokağa yayılırken
içimi bir tuhaflık sarardı;
Patlıcanın ağırbaşlı duruşu,
kıymanın ocaktaki cılız neşesiyle karışırdı.
O musakka sadece bir yemek değildi;
Bir "hoş geldin"di,
sıcak bir kucaklaşmaydı,
Dedemin masaya vuran uzun gölgesiyle büyüyen...

Sonra pazar yerine sürüklenirdik;
Toprakla güneşin kavuştuğu,
yeşilin binbir tonuyla harmanlandığı o yere.
Taze tereyağı, yeni kesilmiş nane ve maydanoz kokusu…
Rize’nin yağmurlu baharı sinerdi iliklerimize.
Ceketimin cepleri misket sesleriyle dolar,
arada bir dedem durur,
Birkaç kilo soğanla domatesi tartar,
bana da bir avuç kiraz uzatırdı sessizce.
Kirazın suyu parmaklarımdan damlarken;
“Silme onları, tadını çıkar torunum,” derdi gülümseyerek.
O kalın, sıcak sesi hâlâ kulaklarımda.

Dönüş yolunda minibüsün her tarafı gıcırdarken,
Dedem bazen durup yamacın yeşiline bakardı uzun uzun:
“Bu dağlar bizi büyüttü evlat,” derdi.
Geniş sırtına bakardım;
o sırtın taşıdığı her şeyi taşımak isterdim bir gün.
Yamaçlara serpilmiş ahşap evler,
eski serenderler uzaktan selamlardı bizi;
Bugün yalnızca hayalde kaldı hepsi.

Yayla yollarında yürürken dedem elimi bırakmazdı,
Parmakları nasırlı ama sımsıcaktı.
Bazen durur, bir çay kenarından
su içirirdi bana avucundan:
“Bu su dedelerimden kaldı, saygıyla iç,” derdi.
O anlarda kendimi hem çok küçük
hem de çok değerli hissederdim.

Yaz gelince yayla şenlikleri başlardı
Kalkandere’nin yükseklerinde;
Göçebeler gibi çıkardık yeşil yaylalara.
Ahşap evlerin önünde tulum ve kemençe sesleri
dağlara yayılırken,
Dedem beni omzuna alır,
“Korkma, düşmezsin,” derdi.
Horon dönerdi; diz kırılır, topuk vurulur,
coşkulu “hey … hey”ler yükselirdi göğe.

Yayla türküleri dökülürdü ortaya,
atma türküler yanık yanık söylenirdi.
Dedem de ara sıra katılırdı,
sesi biraz kısık ama içten:
“Dağlara kar yağıyor kar,
yaylada sevdamız var…”
Horon bittiğinde ben dizinin dibine oturur,
başımı dizine yaslardım.
O an kendimi dünyanın en güvende insanı hissederdim.

Yayla evine vardığımızda
masa çoktan hazırlanmıştı:
Buharlı ekmek, yoğurt kâsesi, turşu tabağı…
Yanında kavurmalı laz böreği, sıcak kuymak,
Hamsili pilav ve fındıklı karalahana sarması.
Dedem peçeteyi kucağıma özenle koyar,
“Afiyet olsun evlat,
yavaş ye, boğazına kaçmasın,” derdi usulca.
Sonra eliyle saçımı okşar,
gözleri dolu dolu bakardı bana.
O bakışta hem sevgi
hem de ileride yaşanacak ayrılığın gölgesi vardı sanki.

Artık ne zaman Kalkandere’ye gitsem,
Huzur Lokantası’nın kapısından içeri bakmaya cesaret edemiyorum.
biliyorum ki o masada artık dedem yok .
Yine de içimdeki çocuk her seferinde umutla bekleyecek;
Belki bir gün o kalın ses yine “Evlat!” diye seslenir diye.
Şimdi ne zaman bir lokantanın önünden geçsem,
Burnuma çarpan her buharda
o dumanı tüten çocukluğumu ararım.

Her kuymak kokusunda,
her kemençe sesinde dedemin kahkahasını duyar gibi olurum.
O ses artık çok uzaklarda,
çok soluk ve kırılgan.
“Ye evladım, soğumasın,” diyen o sıcak ses
içimin en tenhalarında sızlar;
Gözlerim doluverir
hiç sebep yokken.

Her laz böreği ısırığında,
her horon adımında,
her atma türküde
Dedemin eli saçlarımda, sesi kulağımda canlanır…
Geriye sadece derin bir boşluk,
içimde dinmeyen ağır bir hüzün kalır.

Mevsim, zihnimin o dar ve eski sokağında hep ilkbahar.
Huzur Lokantası’nın kapısında dururum uzun uzun;
Dünyanın en lezzetli masasına oturur gibi
bakarım hayata…
Gözlerimde yaş, yüreğimde tarifsiz bir özlem,
İçime dedemi bir daha görememenin
o büyük sancısı çöker.

redfer

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Musakka Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Musakka şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Musakka şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
29.4.2026 10:13:10
Güzel bir çalışma yöresel olsa da insanın ruhunu okşuyor. Her satırı okuduğumda zenginleşiyorum Bu da şiirden Öte algıladıklarımla kayda değer duygular yaşıyorum. Bazen keşke yazmak istediğimiz bütün şiirler öğretici olsa kim bilir ne güzel olurdu..
ve
“Musakka, sadece bir yemek değil; dedenin sıcak avucunda kalan çocukluğun ta kendisi. O buharlı tencere açıldığında içinden çıkan, Karadeniz’in sisli yaylaları, horon sesleri ve hiç bitmeyen bir özlem. Kalbe dokunan, çok güzel bir şiir.”

“Musakka’yı okurken midem değil, içimdeki çocuk acıktı. Dedem kokusu, yayla kokusu, çocukluk kokusu… Muhteşem bir şiir.”

“Bir tabak musakka üzerinden bütün bir çocukluğu, dedeyi ve Karadeniz’i bu kadar derin hissettirebilen şiir az bulunur. İçime işledi.”

“Patlıcanın ağırbaşlı duruşundan dedenin kalın sesine… Musakka burada sadece yemek değil, yitirilmiş cennetin adı olmuş. Harika.”

“O musakka bir ‘hoş geldin’di. Şiir de aynı sıcaklıkla karşılıyor insanı. Gözlerimi doldurdu.”

Tebrik ederim.
mesakin
mesakin, @mesakin
30.4.2026 14:25:33
Güzel anlamlı bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
29.4.2026 11:02:29
Şiire, şaire, dosta merhaba, merhaba
Güzel bir şiir
Biz de okuduk ve kutladık yürekten, yalansız ve riyasız
Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin mükemmel, şah eser olsun
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal ve de hoşça kal
se
sedat hünker, @sedathunker
29.4.2026 09:43:11
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
29.4.2026 06:50:24
Emeğinize ve kaleminize sağlık yine güzel bir çalışma anlamlı dizeler kutlarım emeğinizi selamlar sevgiler saygılar gönderdim hayırlı sabahlar dilerim kaleminiz susmasın her daim yazsın
Mesut Tütüncüler
Mesut Tütüncüler, @mesut-tutunculer
29.4.2026 06:18:37
Kaleminize sağlık üstadım.
Şiiriniz bana ilham oldu
Gönülden tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL