Elim gitti yine o tozlu rafa Bir baktım o eski şen fotoğrafa Hak’ka teslim olup dört bir tarafa Korku salan haller ; size ne oldu?
Başta Osman , Orhan , Murat yol aldık Bizans’ın yegâne korkusu olduk Osmanlı tokadı diye nam saldık Hâd bildiren eller ; size ne oldu?
Sultan Mehmet Han’ın olduğu günde Bir çınardık kökü sağlam ve zinde Canı sebil edip hilâl izinde Feth edilen iller ; size ne oldu?
Yavuz , Süleyman’la çaldık galebe Halklar himayemi geldi talebe Dünyayı soktuk bir düzen , kalıba Ferman salan diller ; size ne oldu?
Kuzeyde Kırım’dık , batıda Tuna Kılıcım zafersiz girmedi kına Güneyde Fas’tan , Hint Okyanusu’na Emrimdeki çöller ; size ne oldu?
Zulmün karşısında hemen biterdik İstanbul’dan cümle cürme yeterdik Kükremiş arslandan daha beterdik Azameti bollar ; size ne oldu?
Geçse de başa bir zatı muhteşem Geri gelse eski heybet , ihtişam Reva mıdır bize zillette yaşam Anlı şanlı yıllar ; size ne oldu?
Halit Ercan
Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Haklı ve yerinde sorular kıymetli üstadım, konu ile ilgili internette o ifade ettiğiniz bir zamanlar bizim olan topraklar ne zaman nasıl elden çıkmış diye araştırma yaptığımda elde ettiğim sonuçları dikkatlerinize sunmak paylaşmak istedim.
Bu bilgiler kamuya açık internet bilgilerinden derlenmiştir. “Osmanlı Berlin Antlaşması ile arka arkaya toprak kayıpları yaşamaya başlamış ve Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar da devam etmiştir. Osmanlının son döneminde Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesi ile 31 Ağustos 1876 Perşembe günü 33 yıl sürecek olan II Sultan Abdülhamit'in saltanatı başlatmıştır. Sultan Abdülhamid’in tahta çıktığı yıllar, Osmanlı İmparatorluğunun en buhranlı yıllarıdır. Balkanlar’da Bosna-Hersek, Bulgar ayaklanmaları devam ederken Sırbistan ve Karadağ muharebeleri (1876-1878) ile de ilgilenmek durumunda kalınmıştır. 24 Nisan 1877’de ise Rusya, Osmanlı Devleti’ne resmen savaş ilân etmiş ve böylece 93 Harbi olarak bilinen Türk-Rus savaşı başlamıştır. II. Meşrutiyet’in (23 Temmuz 1908) ilanını takip eden günlerde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı Meclisi’ne üye gönderilmesine engel olmak için 5 Ekim 1908’de Bosna-Hersek’i işgal etmiş ve aynı gün Bulgaristan bağımsızlığını ilân etmiştir. Bir gün sonra da Girit, Yunanistan ile birleştiğini açıklamıştır. Esasında, Osmanlı Devleti ilk toprak kaybına 1699 Karlofça Antlaşması'yla uğramıştır. 19. yüzyıla gelinceye kadar kaybedilen toprakların bir kısmı geri alınabilir. Ancak bu yüzyıla gelindiğinde toprak kayıpları artar ve artık geri alınamaz hale gelir. Kaybedilen topraklarda yeni bağımsız ülkeler kurulmuştur. Kaybedilen toprakları sıralamak gerekirse: -1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya Osmanlı’dan ayrılır; Kars, Ardahan ve Batum, harp tazminatının bir kısmına karşılık olmak üzere Rusya’ya, Kotur ise İran’a bırakılır, -1878’de Kıbrıs, İngiltere’ye bırakılır, -1881’de Fransa, Tunus’u ele geçirir; Teselya ve Narda Yunanistan’a verilir, -1882’de Birleşik Krallık, Mısır’ı ele geçirir, -1884’te Birleşik Krallık, Somali’yi ele geçirir, -1885’te İtalya, Habeş’i ele geçirir; Doğu Rumeli savaşsız bir şekilde Bulgaristan’ın ilhakına bırakılır, -1898’de Kuveyt, bağımsızlığını ilan eder; Girit’e özerklik verilir. -1908’de Bulgaristan Osmanlıdan ayrılır; Avusturya, Bosna – Hersek’i ilhak eder; Girit, Yunanistan’a katılır. Söz konusu bu kayıplar, farklı televizyon programlarında yapılan açık oturmalarda da konu edilmiş ve doğrulanmıştır. Ulusal bir televizyonda yayınlanan Millî Savunma Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun da olduğu Tarih’in Arka Odası adlı programda, halkın havsalasında yer edinen Abdülhamit zamanında toprak kaybedildi kaybedilmediği iddiası tartışılmış, Abdulhamit döneminde toprak kaybedildmediği iddasının doğru olmadığı açık ve net bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu iddianın, başka bir TV programında (Fatih Altaylı’nın Teke Tek Programında) İlber Ortaylı tarafından da, II. Sultan Abdülhamit döneminde toprak kaybedilmediği bilgisinin yanlış olduğu ve çok toprak kaybedildiği net olarak ifade etmiştir. Elbette bu toprak kayıplarının sebep ve nedenleri ayrı bir tartışma konusudur. Değerli şairin bu anlamlı şiirinin finalinde "...Geçse de başa bir zatı muhteşem Geri gelse eski heybet , ihtişam Reva mıdır bize zillette yaşam Anlı şanlı yıllar ; size ne oldu?.. havada kalmasın istedim. Selam ve muhabbetle hayırlı akşamlar dilerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.