0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
184
Okunma
Hicrânın Mühr-ü
…
Bu fânî cihân hengâmında
beni terk etmeyen yegâne yoldaşım,
yalnız bir cânım kaldı.
Zîrâ ömrümün eşiğinde
dostlar bir bir eksildi,
hatıralar toza karıştı.
Sevdâ sandığım nice hayâl,
hicrânın derin kuyularına gömüldü.
♾
Bilirim,
vakti mukadder eriştiğinde
bu cân da rûhuma karışıp
ebediyet yollarına revan olacak.
Ben, sessiz bir akşamın koynunda
adımı rüzgâra emanet eden
bir hatıra gibi silineceğim.
Geriye şu fânî beden kalacak;
toprağın sükûnetine teslim edilmiş
bir suskunluk gibi…
Ey gönlümün
firkatle mühürlenmiş yâdı;
sinemde kalan,
kalbimde isminin kızıl mührüdür.
Ne kadar sükûta gömsem de adını,
her nefeste yeniden kızaran
bir ukde gibi durur içimde.
♾
Bazen derin bir tefekküre dalarım;
ben göçüp gittiğimde bu diyârdan,
haberimi sana kalbin mi verecek,
yoksa bir yabancının
lisanından mı duyacaksın?
Keşke kalbin verebilse diye
niyaz ederim…
Şâyet kalbinde zerre kadar
yerim olsaydı,
beni bu denli azâba sürüklemez,
bu mevtin eşiğine böyle itmezdi…
Bilinsin ki,
ben toprağa düştüğüm gün
cihân yine kendi hengâmesinde dönecek,
kimse eksilişimi fark etmeyecek.
♾
Koyu bir gece vakti
kalbin ansızın daralırsa,
sebebini bilmediğin bir hüzün
çökerse içine, işte o vakit
hatırla beni.
Çünkü ben çoktan toprağa
karışmış olsam da,
adım senin kalbinde dolaşacak.
Unutma!
Gittim sanma;
ben hâlâ senin sancın, firkatin
ve hicrânınım.
Ömrünün son nefesine kadar
kalbinin en kuytu yerinde
feryâd edeceğim.
♾
Ve o vakit anlayacaksın…
Zaman bütün perdeleri indirdiğinde,
hakikat bütün suskunlukları bozduğunda,
Mahkeme-i Kübrâ’da
seni bekliyor olacağım…
…
Barlas_25
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.