1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
81
Okunma
Sabahın köründe düştük yollara,
Selam verilmiyor yorgun kullara.
Umutlar bağlandı çürük dallara,
Ruhu hapsetmektir adı angarya.
Güneşin altında terimiz kurur,
Zamanın kırbacı sırtlara vurur.
Ne bir nefes mola, ne biraz huzur,
Boşa kürek çekmek tadı angarya.
Masa başında mı, taş ocağında?
Kavrulur gençliğim dert kucağında.
Bir kuru ekmeğin dar sıcağında,
Ömürden çalınan an angarya.
Kâğıtta mühürler, bitmez yasalar,
Dolar mı söyleyin bomboş kasalar?
Bize miras kalır gamlar, tasalar,
Mazlumun bitmeyen ahı angarya.
Haksızın buyruğu yüreği yakar,
Gözyaşı gizlice içe mi akar?
Zalimler yukarıdan hep mağrur bakar,
Gönülsüz yapılan iş angarya.
Toprak mı yoruldu, biz mi eskidik?
Biz bu hayatı mı böyle istedik?
"Yorulduk" dedikçe "devam" işittik,
Sırtın taşımadığı yük angarya.
Biter mi bu çile, söner mi ocak?
Kim bize şefkatle açar bir kucak?
Adalet dediğin ne zaman konacak?
Dünyanın bitmeyen tadı angarya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.