0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
Hakîkatten uzak her süslü manzârı neylersin?
Harâb olmuşsa rûh-ı milletin, gülzârı neylersin?
Bu rüzgârında feryâd, dalganda celâlet var;
Bu sâkit sahte hüsnünle tesellî-i mezârı neylersin?
Ziyâsız fezâdır sanki üstünde gezen ebrin,
Ne âh-ı semâvî var, ne bir gür nâr-ı kahrın;
Uğuldar sanma her esen yeli rüzgâr-ı hürriyyetin,
Harâret yoksa sînen-de, kuru inkisârı neylersin?
Orman dediğin yer inler rüzgârın sillesinden,
Dağ dediğin baş eğer yıldırımın pençesinden;
Şecâat, sarsılırken kökünden kayalar gibisinden,
Fırtınayla yoğrulmuş azmin intisârı neylersin?
Deniz dalgasız olmaz; dalga çarpmazsa kıyıya,
Hırçınlıkla yazılmaz hürriyetin destânı suya;
Sükûnet sandığın şey, bazen ölmüş bir hayatta,
Kıpırdamazsa sathın, derin efkârı neylersin?
Beni mest eyleyen şey çağlayan ırmak sesidir,
Zincir kıran bir hayvanın içli fakat gür nefesidir;
Yemiş yüklü dalların toprağa iğdiş edişidir,
Tevâzu ile yükselen izzet-şiârı neylersin?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.