4
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
142
Okunma
TV dizileriyle başladı bu hikâye,
Özü nedir sorsan: şerri himaye.
Zehir şerbet diye akar her yana,
Nesiller nasıl olur vikaye.
Mafya dizilerinde silahlı kadın, kız,
Eş, sevgili çok; aldatma yüksek hız.
Kahraman kalmamış, tükenmiş er kişi,
Mafya kurşunuyla atar her nabız.
Bir elde silah, bir dilde iman!
Ne tuhaf tiyatro, ne garip zaman!
Haramla beslenir “namus” nidâsı,
Kapıyı bacayı sarmış bu duman.
Birkaç bizim sözle milleti yemler,
Ama gelin görün ki her haltı yerler.
İşleri güçleri vurmak ve kırmak,
Muhataplarına her bir şey derler
İstanbul benim der, bakar ukalâ,
Devlet susar, ekran alkışlar hâlâ.
Her rezalet var, yüz yok ki utana,
Vatandaş dolmuş ekran denen çuvala.
Bir yanda tespih, bir yanda viski,
Normali bilmez, severler riski
Bu mudur sizin şu “yerli” çizgi?
Ağzı açık seyrederiz bu sirki
Mafya “hanımları” süslü bir nida,
Ruh yok, şahsiyet yok, yalnız bir eda.
Her bakış teşhir, her sahne çürük,
Günden güne aile eder elveda.
“Millî” mafyalar bir de nara atar,
Güya kimi korur, kimi vatan satar.
Hayır yok işte, şer adım adım büyür,
Gün gelir göz yuman kavim de batar.
M. Talat Uzunyaylalı
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.