Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
Aysel AKSÜMER
Aysel AKSÜMER

AYRILIK HİKAYESİ

Yorum

AYRILIK HİKAYESİ

( 6 kişi )

4

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

141

Okunma

AYRILIK HİKAYESİ

Bizimkisi bir ayrılık hikayesi,
Aşkı söndürdük yıllar içinde,
Üfledik iyi ve kötü günlerimizi,
Kül oldu ilişkimiz.

Başka dünyalardan gelip,
Kalplerimizin sesini işittik de,
Sonra nasıl incittik,
Birbirimizi hiç bilemedik.

Bir elmanın iki yarısı değilmişiz,
Sen toprakta ben dalda yetişmişiz,
Olgunlaşamadı biz de kara sevda,
Tatsızlaştı, çürüdü ve ziyan oldu.

Beş dakika asır gibi gelirken,
Saymıyoruz artık kaç yıl geçmiş,
Aşkmış, özlemmiş hepsi bitmiş,
Bizim hikayemiz de böyleymiş.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Ayrılık hikayesi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ayrılık hikayesi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AYRILIK HİKAYESİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
canandemirel
canandemirel, @canandemirel
23.3.2026 23:30:43
5 puan verdi
Bitmiş acı veren așka ne denir ki…
Yùreġine saġlık…
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
23.3.2026 12:16:17
5 puan verdi
“Ayrılık Hikayesi” şiiriniz, bitmiş bir aşkın ardından kalan kırgınlığı ve zamanla tükenen sevgiyi çok yalın bir dille anlatıyor. Özellikle “Bir elmanın iki yarısı değilmişiz, sen toprakta ben dalda yetişmişiz” dizesi, ayrılığın kaçınılmazlığını ve uyumsuzluğu güçlü bir metaforla özetliyor.

Kısacası: Zamanla sönen aşkı, incitilen kalpleri ve bitmiş bir sevdanın ardından kalan boşluğu dile getiren; sade, içten ve dokunaklı bir eser. Kaleminize sağlık, Aysel Aksümer.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
23.3.2026 01:14:00
5 puan verdi
Şairim ayrılığın sadece bir anlık olay değil, yıllar süren bir erime süreci olduğunu çok güçlü bir dille anlatıyor. "Aşkı söndürdük" ve "kül oldu" metaforları, yangının söndürülmesinin değil, yanıp tükenmenin bir sonucunu veriyor; bu da kaybın daha derin ve kalıcı hissettirmesini sağlıyor.
Doğal Uyumsuzluk: "Sen toprakta ben dalda yetişmişiz" dizesi, iki insanın temeldeki köklerinin farklı olduğunu, bu yüzden de "bir elmanın iki yarısı" olamayacaklarını somut bir imgeyle açıklıyor. Bu, kaderin değil, doğanın bir zorunluluğu olarak ayrılığı kurguluyor
Beş dakika asır gibi gelirken" ile başlayan zaman algısı değişimi, başlangıçtaki yoğunluk ile şu anki boşluk arasındaki tezatlığı vurguluyor. Artık sayılmayan yıllar, geçmişin ağırlığından ziyade anlamsızlaşmış bir süreklilik haline geliyor.
Kara sevdanın "tatlılaşmadığı", "çürüdüğü" ve "ziyan olduğu" ifadesi, aşkın doğal bir olgunlaşma sürecinden geçemediğini, aksine bozulup çürüyen organik bir maddeye dönüştüğünü gösteriyor. Bu, acıyı pasif bir bekleyişten aktif bir bozulma eylemine dönüştürüyor.
"Bizim hikayemiz de böyleymiş" diyerek hikayenin zaten yazılmış bir kader gibi tamamlandığını kabul edişi güçlendiriyor. Bu metin, kaybedilenin sadece bir kişi değil, aynı zamanda o kişinin varlığında anlam bulan zamanın kendisi olduğunu da hatırlatıyor.
KUTLARIM KALEMİNİ ŞAİRE KARDEŞİM
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
22.3.2026 21:10:09
5 puan verdi
Şiirin o kadar ham, o kadar çıplak bir acısı var ki, okurken insanın boğazı düğümleniyor.
“Bir elmanın iki yarısı değilmişiz, sen toprakta ben dalda yetişmişiz” dizesi resmen kalbe saplanan bir bıçak. Ne kadar çabalansa da birleşemeyecek iki ayrı kök, iki ayrı mevsim anlatıyor; en vurucu yer burası bence.
Son kıtada ise o meşhur “beş dakika asır gibi” hissinin tam tersi olmuş: yıllar artık sayılmıyor bile, çünkü saymaya değecek bir şey kalmamış. Bu geçiş çok acımasız ve çok gerçek. Aşk bitince zaman da anlamını yitiriyor; geriye sadece “böyleymiş” diye kabullenilen bir enkaz kalıyor.
Yazarken tereddüt etmemişsin, süslemeden, yalın bir dille vurmuşsun. O yalınlık şiiri daha da yakıcı yapıyor.
İyi ki yazmışsın. Bu kadar içten dökülen şeyler okunmayı, duyulmayı hak ediyor.
Eline, yüreğine sağlık ..
Acın kelimelere dönüşmüş, hem ağır hem de nedense hafifletici. Yaşam sağlık, huzur ve mutluluk getirsin..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL