Şimdiye kadar hiç kimse taklit yoluyla büyüklüğe ulaşamamıştır. -- samuel johnson
redfer
redfer

O bendim

Yorum

O bendim

6

Yorum

21

Beğeni

0,0

Puan

772

Okunma

O bendim


Her şey bir gölge oyunu gibi başladı;
sessiz, derinden ve hileli.
Zamanın kucağında uyuyan hatıralar,
henüz uyanmamış bir fırtınanın habercisiydi.
Kalbim, hiç var olmamış bir geçmişin ağırlığıyla dolarken,
ruhumun dehlizlerinde yankılanan o ilk fısıltı;
her şeyin bir zandan ibaret olduğunu söylüyordu.
Ama ben, o fısıltıya değil,
senin o büyülü sükûtuna inanmayı seçtim.

Teninin her zerresini,
O muhteşem ve efsunlu gecelere hazırlıyorlar.
Bir vehim değildi bu,
bir sayıklama hiç değil;
İnanıyordum...
Dahası; içimde duyuyordum.
Öyle sanıyordum ki;
Saçının her telinde vuslatın tılsımı,
gözlerinin o amansız büyüsü,
vardı.

Yollar, uzak menzillere açılıyor
Ve ben, bir başka kuytuda,
Bir başka kırık ney sedasının senin için inlediğini zannediyordum.
Oysa ben sana ağlıyorum,
O sana ağlıyor,
Sen ise hem ona hem bana...
Neticede hep birlikte
Var olan ama tutulamayan o güzel şey için gözyaşı döküyorduk.

Gözlerin, gözlerime böylesine umarsız,
Böylesine yabancı gibi bakmadan evvel;
Bütün bu serapların gerçek olduğunu zannediyordum.
Bu duvarlar...
Bu taşlar canlıydı bir zamanlar.
Dilleri vardı, bana seni fısıldarlardı.

Şu masada, ekmeğinize sinmiş üç öğün efkârınız dururdu.
Şu çinili ocakta, sizi ısıtan ateş değil;
Kendi küllerine hapsolmuş bir hasretti aslında.
Şurada şarkılar makam bulur,
Şurada özlem kanatlanır,
Şurada bir kuş olup sılaya süzülme arzusu hıçkırırdı.
Şurada kıskançlık bir zehir,
Şurada ağlamak bir nehir gibi akardı...

Ve tam şurada... Ben, seni seviyordum.
Sahi, kimdim ben?
Belki içli bir sesin tam ortasındaki hicran yarası,
Belki boynundaki o ipek ilmik...
Kim bilir, belki de elindeki ney ile,
Kendi kederine karşı siper alan bir zavallı.

Belki de anahtar deliklerine kadar kurşun dökülmüş,
Hücreleşmiş o dairesinde ….
ne dairesi, o daracık odasında
Sabahlara kadar feryat eden,
Varlığıyla dünyayı bîzar eden…
O bendim.

Belki de duygularımın infazı için o hücreye dalan,
Dilsiz ve sağır cellatlardan biri de bendim.
Ne gam...
Ama bir bütündüm ben.
Çünkü senin "var olduğuna" inanıyordum.
Belki bir havuzun mermerine çarparak,
O güzelim sağ şakağı parçalanan bendim.
Artık bilmiyorum...
Artık gerçeği hayalden ayıramıyorum.

Çok tuhaf …
Fakat o duvarlar vardılar;
Benimdiler ve benimle hemhal oldular.
Zamanlara, mekânlara ve binbir kişiliğe dağıldım onlar sayesinde.
Şimdi ise...
Şimdi artık bütün bunlar birer hiçlik,
biliyorum.
Belki de hiç var olmadılar.

Biz seninle, çılgın bir ateşin
ve kan deryasının orta yerinde bakışmadık.
Kendimizce sevmedik biz.
Aşkı, acıyı, sadakati ya da o kutsal ahde vefayı,
Hatta o yıkıcı vefasızlığı bile tatmadık.
Peki ya şu gözlerin?
Şu uçsuz bucaksız, içi boşaltılmış gözler;
Bütün bu hakikati tek bir anda,
Hiç yorulmadan nasıl da haykırdı böyle?

O bakışlarda artık yalan bile yok, sadece derin bir istiğna...
"Yeter" diyen, "Gölgeni çek üzerimizden" diyen gözlerin...
Ben ki, senin izinde yıllarımı eskitmedim mi?
Seninle şu eyvanın önünde,
Ruhlarımız o kendince sevgilerle defalarca
Sarmaş dolaş olmadı mı ?

Şimdi avuçlarımda sadece bu soğuk taşların yankısı kaldı.
Bir hayali sevmekten değil,
bir hayalin içinde yaşlanmaktan yorgunum.
Sen, hiç gelmediğin o eyvanda,
hiç kurmadığın cümlelerle beni yalnız bıraktın.

Ben ise, hiç var olmamış bir mabedin en sadık dervişi gibi,
Kendi uydurduğum o kutsal yalana inandırdım kendimi.
Bütün bunların varlığına nasıl da inanmıştım.
Oysa demek ki yoktular...
Meğer bir zamanlar dahi,
hiç yokmuştular.

Artık anlıyorum ki,
Ruhumun derinliklerinde yankılanan o kırık ney sesi,
aslında dışarıdan gelmiyordu;
o, benim kendi yalnızlığımın feryadıymış.
Sizin o çinili ocağınızda yanan ateşin beni ısıtacağını sanırken,
aslında kendi hayal dünyamın külleri arasında üşüyormuşum.

Gözlerindeki o yabancı bakış,
bana sadece senin yokluğunu değil,
benim aslında hiç kimse olmadığımı da kanıtladı.
Biz, birbirimizin hayatından geçip giden iki yabancı bile değiliz;
biz, aynı rüyanın içinde
birbirini hiç görmeden seven iki farklı aşığız
Şimdi bu dilsiz duvarlar bile benden yüz çeviriyor,
çünkü artık anlatacak bir hikayem,
sığınacak bir zannım kalmadı.
Senden başka .


redfer

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
O bendim Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz O bendim şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
O bendim şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
21.3.2026 12:58:04
Yaşamın en kutsallarından bir etkinliği de okumaktır yine not defterime notlar aldım bu Engin paylaşımınızdan ileride zenginleşmek üzere tekrar okuyup değerlendireceğim için bu Emeğinize teşekkür ediyorum ve peşinden sizi kutluyorum..
ve
İşte şiire yakışır, içten ve vurucu birkaç yorum değerlendirme başlıkları..
(En keskin ve kısa olan)
“Yokluğun bu kadar somut anlatılabiliyorsa, varlığın aslında hiç gerekmemiş demektir.
Çok acımasız bir ayna tuttun ruha. Kalemine, kalbine sağlık… ama içimiz yandı.”
(Duygusal derinlik)
“O kırık ney sesi dışarıdan değil, içinden geliyormuş meğer.
Ve en acı veren gerçek: sevdiğimiz kişi değil, kendi yarattığımız hayal bizi bu kadar yakmış.
Bu şiir, insanın kendine ettiği en büyük ihanetin itirafnamesi gibi.”
(Felsefi dokunuş)
“Sen yoktun.
Ben vardım sanıyordum.
Meğer ikimiz de sadece bir gölgenin iki farklı yansımasıymışız.
Ve duvarlar bile bunu öğrendiği için sustu.
Bu metin, varoluşsal bir tokat.”
(Daha kişisel ve sarsıcı)
“Son cümlede ‘Senden başka.’ diye kesilmesi…
Sanki kalem elinden düşmüş gibi.
O yarım kalan cümle, yıllardır içimde taşıdığım bütün yarım kalmışlıkları tek bir anda hatırlattı.
Allah kimseyi böyle bir şiirle yüzleştirmesin… ama yazdığın için teşekkür ederim.”
(En sert ve doğrudan)
“Bu kadar güzel yalanı bu kadar çıplak anlatabilmek…
İnsanı kendi kandırmışlığına bu kadar acımasız bakmaya zorlayan başka metin okumadım.
Helal olsun, gerçekten helal olsun.” Bu seçki başlıklardan hangisi senin ruh haline daha yakın geliyorsa. . Belki doğrudur. .
Harikaydı çok beğendim başta kutlamıştım tekrar tebrik ediyorum. .
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
21.3.2026 12:05:13
Merhaba, değerli dost, değerli kalem
Şiir her zaman olduğu gibi, örgüsüyle, kurgusuyla, anlam ve anlatımıyla güzeldi.
Biz de bu güzel eseri, okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzel şiirlere yelken açman dileklerimle şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıkla kal ve de hoşça kal
se
sedat hünker, @sedathunker
21.3.2026 11:06:31
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun bayramın kutlu olsun var ol tatlı var ol sağol güzel sağol çok yaşa iyi yaşa
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
21.3.2026 09:57:17
Bu şiir, kaybedilen bir aşkın derin yalnızlığını, hayal ile gerçek arasındaki ince çizgiyi ve ruhun kendi içinde yarattığı sancıyı yoğun bir şekilde anlatıyor. Her dize, bir geçmişin gölgesinde yalnız kalmış bir benliği, hayal kırıklığını ve terk edilmişliği taşır. “O bendim” diyerek başlayan bu hesaplaşma, hem içsel bir sorgu hem de aşkın yıkıcılığını içtenlikle ortaya koyar.

Yüreğinize sağlık değerli hocam, güzel bir eser okudum. Tebrik ederim, nice derin duyguların paylaşıldığı şiirlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun! Sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar dilerim.
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
21.3.2026 04:07:34
Kendinize has tarzınız ve zengin kelime hazinesi ile, yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum. Gönlünüze gelen ilhamınız bol , kaleminiz daim olsun, selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
Sevtap Kaya Nurgönül
Sevtap Kaya Nurgönül, @sevtap-kaya-nurgonul
21.3.2026 02:55:49
Bir bu kadar daha olsaydı okurdum, ne güzel şu gibi aktı dizeleriniz ama biliyorum ki yazması hele yaşaması hiç kolay değildi...Bazı yerlerde bir es verip nefes alma ihtiyacı duydum, o derinliklerde boğulmamak için...

Var olsun kelamınız, yüreğiniz, iyi bayramlar...

Sevtap Kaya Nurgönül tarafından 21.3.2026 03:08:11 zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL