0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
68
Okunma
BAYRAM.
Güneşin henüz uykulu olduğu o ilk saatlerde,
Sokağın köşesinden dönen serin bir rüzgâr müjdeler gelişi.
Eski bir sandığın kapağı aralanır yavaşça,
İçinden çocukluk çıkar, ütülü mendiller ve şeker kokusu...
Bugün gökyüzü daha bir berrak,
Yeryüzü daha bir bağışlayıcıdır.
Kapı eşiklerinde bekleyen o tatlı telaş,
Mutfaktan sızan taze demlenmiş çay buğusu,
Ve soframızda her daim hazır duran boş bir sandalye...
Gidenlerin anısına, kalanların hatırına,
Bir tebessümle başlar her şey;
Çünkü bayram, kırgın bir gönlü onarmanın adıdır.
Dağların ardında yanan o sönmez kandil,
Karanlığı boğan, içimizi aydınlatan o saf ışık...
Her dua bir köprüdür şimdi kalpten kalbe uzanan,
Dillerde aynı nakarat, yüreklerde aynı huzur.
Bölüşülen bir dilim ekmekte saklıdır keramet,
Ve bir elin sıcaklığında gizlidir bütün bir saadet.
Gözlerin içi gülerken silinir eski izler,
Zaman, merhametle yıkanmış bir nehir gibi akar.
Yollar kavuşmak içindir artık, ayrılıklar değil;
Bir selamın bereketiyle dolar boş kalan eller.
Uzaklardan gelen bir ses, eski bir şarkı gibi,
Hatırlatır insana: Sevilmek kadar sevmek de ibadettir.
Bu büyük vuslat gününde,
Yorulmuş ruhlar dinlensin o geniş gölgenin altında.
Tüm kapılar sevgiye, tüm yollar barışa çıksın;
Çünkü bayram, insanın kendine dönebilme masalıdır.
Işıklar sönmesin, gönüller üşümesin,
Dünya, bir çocuk gülüşünün şenliğinde dinlensin...
Mehmet Hatı
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.