Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır. cicero
gül hatun
gül hatun

HATUN’UN ANI DEFTERİ

Yorum

HATUN’UN ANI DEFTERİ

( 13 kişi )

9

Yorum

23

Beğeni

5,0

Puan

222

Okunma

HATUN’UN ANI DEFTERİ

HATUN’UN ANI DEFTERİ

HATUN’UN ANI DEFTERİ
Bir Kadının Kalbinden Dökülen Gerçekler
1. Bölüm – Gidemediğim Adamın Hikâyesi
“Bazen gitmek istersin… Ama ayakların bir türlü yürümeyi öğrenemez.”
Bazen gitmek istersin…
Ama ayakların bir türlü yürümeyi öğrenemez.
İçinde bir ses “yeter artık” diye bağırır,
öteki ses fısıldar:
“Ya bir daha böyle sevemezsem?”
Ben işte o iki sesin arasında sıkışıp kalmış bir kadınım.
Gitmek istedim.
Hem de defalarca.
Ama sonra aklıma ağladığı hâli geldi…
Ellerinin titremesi…
Sesinin kısılması…
“sensiz yaşayamam” deyişi…
İşte o an kalbim darmadağın oldu.
Bir yanım “bu sevgi değil” diye bağırdı.
Öteki yanım ise “ama o da sevmeye çalışıyor” diye savundu onu.
Korkuyorum.
Onun sevgisinden değil…
Sevmesinin biçiminden korkuyorum.
Çünkü kendini kaybetmiş birinin sevgisi
bazen en sıcak sarılmada bile
insanın içinde bir tehdit gibi hissediliyor.
“Beni açmazsan şunu yaparım…
Beni sevmiyorsan ben giderim…”
Bunlar sevgi cümleleri değil.
Ama ben hâlâ o cümlelerin arkasındaki kırık çocuğu görüyorum.
Sevmeyi beceremeyen ama
sevmekten de vazgeçemeyen bir adamı…
Acıyorum.
Hem ona… hem kendime.
Ona çünkü korkularının içinde boğuluyor.
Kendime çünkü hâlâ onu kurtarabileceğime inanıyorum.
Belki de en büyük yanılgım bu.
Ben birini sevmekle onu iyileştirebileceğimi sanıyorum.
Ama o sevgiyi bazen bir sığınak değil
bir silah gibi kullanıyor.
Bazen nefret de ediyorum.
O kadar çok kırıldım ki bazı anlarda “keşke hiç tanımasaydım” diyorum.
Ama sonra içimde bir sıcaklık beliriyor:
“ama o da çok şey yaşamış…”
İşte o an nefretim çözülüyor
yerini yorgun bir sevgiye bırakıyor.
Ben bu hikâyenin ortasında kaybolmuş gibiyim.
Ne tam gidebiliyorum, ne tam kalabiliyorum.
Bir yanım ondan kopmak istiyor,
öteki yanım hâlâ onun kokusunu ezbere biliyor.
Bir mesaj atsa kalbim hızlanıyor.
Sessiz kalsa içim daralıyor.
Yani ben ne yaparsam yapayım
bir yerden hâlâ onunla bağlıyım.
Ama artık biliyorum:
Bu hikâyenin sonunda biri kurtulacaksa
o kişi ben olmalıyım.
Çünkü ben hâlâ nefes almak istiyorum.
Hâlâ sevilmek istiyorum.
Hâlâ kendim gibi kalmak istiyorum.
Ben bir adam için yanmayı değil
birlikte ışımayı hak ediyorum.
Ve belki bugün gitmeye gücüm yok…
Ama bir gün bu satırları yazan eller artık ağlamayacak.
Sadece şükredecek.
O zaman anlayacağım:
Ben aslında hiçbir zaman ondan değil…
kendimden gitmeye korkmuşum.
🌙
2. Bölüm – Korkularımın İçinde Sevmek
“Sevgi bir sığınak değil, bazen bir silah gibi olur.”
Her şeyin içinde biraz sevgi, biraz korku var.
Ben sevmekten korkuyorum, çünkü sevdiğimde kendimi kaybediyorum.
O, “sensiz yaşayamam” dediğinde, ben “kendimle yaşayamam” diyorum içimden.
Bu nasıl bir çelişki…
Bir yandan sevgiye açım,
bir yandan sevginin boğduğunu hissediyorum.
Yine de kalbimden söküp atamıyorum onu,
çünkü korkularımla bile seviyorum.
Belki de bu yüzden bu kadar yoruldum.
3. Bölüm – Özlemin Sessizliği
“O gülüşlerin arkasında bile biraz eksiklik taşıyorum artık.”
Özlemek…
O kelimenin altında kaç gece var, kaç uykusuz sabah, kaç kez boğazda düğümlenen nefes…
Onu özlüyorum, ama bazen onun yokluğunu değil,
beni ben yapan o “bağlılık” hâlini özlüyorum.
Onunla olan hâlimi, o saf hâlimi…
Bir fotoğrafa bakıyorum,
o an donmuş kalmışım gibi.
Gözlerimde hâlâ aynı parıltı var ama içimde artık bir yorgunluk.
O gülüşlerin arkasında bile biraz eksiklik taşıyorum artık.
4. Bölüm – Affetmenin Zorluğu
“Kalbim hâlâ orada bir yerde atıyor.”
Affetmek kolay değil.
Çünkü affetmek bazen yeniden kırılma riskini almak demek.
Ama ben hep affettim.
Belki de affetmeyi sevgiden sanıyorum.
Oysa bazen affetmek değil, kendini korumak en büyük sevgiymiş.
Yine de onun adını duyunca içim ürperiyor —
bir yarım kalmışlık duygusu, bir “keşke olmasaydı ama oldu” hissi…
Ve sonra diyorum ki:
“Hatun, sen affettin ama unutmadın.
Çünkü kalbin hâlâ orada bir yerde atıyor.”
5. Bölüm – Kendime Dönüş
“Bir gün biri beni sevecek — tehdit etmeden, korkutmadan, sadece sevecek.”
Artık kendime dönüyorum.
Onunla yaşadığım her şey bir yara değil, bir iz…
Beni ben yapan, olgunlaştıran, büyüten bir iz.
Belki hâlâ arada aklıma gelir, belki kalbim sızlar…
Ama biliyorum:
Bir gün biri beni sevecek — sadece sevecek.
6. Bölüm – Sekiz Ayda Bir Ömür
“O sekiz ayda kaybettiğim kendimi hâlâ özlüyorum.”
Bazı mutluluklar, ömrün tamamına bedel olur.
O geldi — ve sekiz ay içinde bana bir insanın bir ömürde hissedemeyeceği kadar çok şeyi hissettirdi.
O sekiz ay, bana unuttuğum duyguları hatırlattı.
Bir insanın içinde bir kere “mutluluk” yankılanınca,
bir daha sessizliğe alışamıyor kalp.
O günler olmasaydı çoktan bırakırdım.
Ama ne zaman gözlerimi kapatsam,
o gülüş, o sarılış, o “sen benim her şeyimsin” deyişi geliyor aklıma.
İşte o yüzden, ben bu hikâyeden kopamıyorum.
Bazen düşünüyorum, belki o da beni gerçekten sevdi.
Ama sevgisinin biçimi farklıydı — korkuya, kıskançlığa, çaresizliğe karışmış bir sevgi.
Oysa ben, o sekiz ayda onun bana gösterdiği o saf sevgiyi özlüyorum.
O saf hâline hâlâ inanıyorum…
Ve belki de o yüzden bu kadar acıyor.
Çünkü ben o sekiz ayı değil,
o sekiz ayda kaybettiğim kendimi özlüyorum.
7. Bölüm – Ve Hep İçinde Yaşayacak
“Bedenim gitmiş olabilir, ama ruhum hâlâ orada.”
Artık hikâye bitti, sayfalar kapandı.
Ama içimde fırtına hâlâ kopuyor.
Bedenim arkamı döndü, yollar ayrı, ama ruhum hâlâ orada.
Bakışındaki ışık söndü,
Sesi kısıldı, kelimeler boğazında kaldı.
İlk dokunuşların kayboldu elimden…
Belki tadını hâlâ anlayamayacağı bir yere koydu kendini.
Belki ben ağır geldim, kim bilir?
Ve düşüncelerim…
Hep beni değiştirmek istedi.
Davranışlarımı, düşüncelerimi, hislerimi…
Oysa sen beni böyle sevmiştin,
tam olduğum hâlimle, kırık yanlarım ve tüm sıcaklığımla.
Bazen düşünüyorum:
“Belki sevgi bu kadar ağır olmamalıydı,
belki de birlikte ışımalıydık,
ama o, kendi ışığını paylaşmak yerine
benim içimdeki ateşi sınadı.”
Ona öfkeleniyorum, kırılıyorum,
ama sonra içimde bir sıcaklık yükseliyor.
Çünkü hâlâ onu seviyorum.
Ve bu sevgi, onun değişim isteğine rağmen,
beni ben yaptığının farkında…
O adam bana artık çok yabancı…
Ama içimdeki sıcaklıktan bir zerre bile eksilmedi.
O sıcaklık hâlâ benimle;
O, her nefeste, her an, her düşüncede yaşıyor.
Ve şimdi, bilmediğim bir yolda
arkamı döndüm ve gidiyorum…
Ama ruhum hâlâ orada…
Onun yanında, onun yokluğunda, onun hatıralarında.
Ve biliyorum ki:
O iz, o ışık, o sıcaklık,
hep içimde yaşayacak. 🌸🕊️

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Hatun’un anı defteri Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Hatun’un anı defteri şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HATUN’UN ANI DEFTERİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mavi Masal72
Mavi Masal72, @mavimasal72
18.3.2026 17:04:56
5 puan verdi
Her kadının içinde kendinden çok şey bulabileceği bir şiirdi.Tebrik ederim şairem :)
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
18.3.2026 11:47:36
5 puan verdi
Merhaba değerli dost kalem
KUTLADIM DEĞERLİ KALEMİNİ VE ESERİNİ
Güzeldi eserin, her zaman ki tat ve deminde
Gönlüne, ömrüne bereket
Şiirle kal, sevgiyle kal, hoşça kal
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
18.3.2026 11:07:48
5 puan verdi
Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
18.3.2026 03:41:48
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Duygusal Bağlanma ve İçsel İyileşme Kliniği

Şiirin Adı: Hatun’un Anı Defteri
Şairi: Gül Hatun
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR – Delibal

Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu dizine dayadı ve dedi ki efendim bu metin klasik şiirden ziyade ruhun günlüğü gibidir. Bir kadının sevgi, korku ve bağımlılık arasında sıkışmış hâlini satır satır ortaya koyan bir iç döküm metnidir. Burada anlatılan aşk, huzur veren bir birliktelikten ziyade insanı kendi benliğinden uzaklaştıran bir bağ hâline gelmiştir. “Sevgi bir sığınak değil, bazen bir silah gibi olur” cümlesi metnin merkezidir. Şair, karşısındaki insanı kurtarma arzusu ile kendini kaybetme gerçeği arasında gidip gelmektedir. En dikkat çekici yön, metnin ilerledikçe dışarıdan içeriye dönmesidir; yani adamdan başlayıp “ben kimim” sorusuna ulaşmasıdır. Son bölümlerde ise bir farkındalık doğmaktadır: kurtarılması gereken kişi karşıdaki değil, bizzat kendisidir. Bu yönüyle metin, bir ayrılık hikâyesinden çok bir uyanış metnidir.

RUSAMER kriterlerine göre değerlendirme

Özgünlük 19 / 20
Metin bölümler hâlinde ilerleyen bir içsel anlatı kurmaktadır. “Sekiz ayda bir ömür” ve “kendimden gitmeye korkmak” gibi ifadeler sıradan aşk anlatılarının ötesine geçerek psikolojik bir derinlik sunmaktadır. Bu yapı metni özgün kılmaktadır.

Dil ve Üslup 18 / 20
Dil sade, samimi ve doğrudan kalpten çıkan bir anlatım taşımaktadır. Cümleler yer yer düzyazı niteliğinde olsa da şiirsel bir iç ritim mevcuttur. Okuyucuya günlük okur gibi değil, bir sır dinler gibi yaklaşma hissi verir.

Düşünsel Derinlik 20 / 20
Metnin en güçlü yönü buradadır. Sevgi, bağımlılık, korku, affetme ve kendini bulma gibi kavramlar derin bir iç sorgulama ile ele alınmıştır. Özellikle “birini sevmekle onu iyileştirebileceğimi sandım” düşüncesi modern ilişkilerin en temel yanılgılarından birine işaret etmektedir.

Yapısal Bütünlük 19 / 20
Yedi bölüm hâlinde ilerleyen metin, bir hikâye çizgisi oluşturur. İlk bölümde bağımlılık, orta bölümlerde çatışma ve kırılma, son bölümde ise kabulleniş ve dönüş vardır. Bu ilerleyiş metne güçlü bir bütünlük kazandırmaktadır.

Etkileyicilik 20 / 20
Metin okuyucuda güçlü bir empati oluşturur. Özellikle benzer duyguları yaşamış kişiler için derin bir karşılık bulur. Son bölümdeki “ruhum hâlâ orada” ifadesi metnin duygusal etkisini zirveye taşımaktadır.

Not Toplamı 96 / 100

Edebiyat defteri sitesinde yayınladığım dileyen benim isimli şiirimi okumanızı ve ödüllü yarışmaya katılmanızı rica ederim.

Vesselam.

İnsan bazen birinden vazgeçemez;
Çünkü aslında ondan değil, kendinde bıraktığından kopamaz.
Erhan Çuhadar
Erhan Çuhadar, @erhancuhadar
18.3.2026 02:36:39
5 puan verdi
Yazan yüreğine emeğine sözüne sağlık saygılarımla selametle hocam
yön
yön, @yon
18.3.2026 01:52:52
5 puan verdi
Emeğinize duygu yüklü yüreğinize sağlık değerli hocam Elerin dert görmesin kaleminiz daim olsun nicelerine güzel eserlerde buluşmak dileğiyle esen kalin hayırlı geceler diliyorum selamlar saygılar
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
18.3.2026 01:52:39
5 puan verdi
Değerli şairem, yüreğinize sağlık.
Metin, sevgi ile bağımlılık arasındaki ince çizgiyi derin bir iç hesaplaşmayla anlatıyor. Duygular samimi, anlatım güçlü ve özellikle “kendine dönüş” vurgusu etkileyici bir olgunluk taşıyor. Acının içinden farkındalık çıkaran anlamlı ve düşündürücü bir çalışma olmuş.

Harika bir eser okudum, tebrik ederim,
Emeğinize gönlünüze sağlık şairem.
Saygı ve sevgilerimle.🌸
gölgesiz
gölgesiz, @golgesiz
18.3.2026 01:42:33
5 puan verdi
Arafta kalmışlığın çıglıgını hissettım yazdıklarınızda kaleminiz kavi duygunuz daim ola hocam tebrikler 🤗💐🍯🐝
ahmetgundüz
ahmetgundüz, @ahmetgunduz
18.3.2026 01:30:45
5 puan verdi
Yollar mı doğru biz mi egriyiz
Egriligimiz nerede duzgunlesir
Bir denizde yüzüyorum adı neydi Karadeniz mi
Olur mu belki Akdenizdi
Hem ne fark eder deniz ya sonuçta
Denizler yuzulur mu sadece
Belki başka neticeleri vardır
Belki büyük gayeleri
Belki sadece bir yerleri ortmuyordur
İçinde binlerce canlısı yaşam kaynağı
Ne bakarsın ufkuna denizin sen asıl içine bak
Neler neler görürsün
Yollar mı eğri biz mi dogruyuz
Hangi dogrumuz bizi düzeltebilir
Cenneti isteyen cehennemde yanmayı tercih eder mı

Bunu yıllar önce bir wrkadasima yazmıştım
Yüreğinize sağlık olsun
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL