2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
164
Okunma

Yüreğim hüzün yoğururken,
Dışımda kahkaha tufanı.
Beni öyle bilsinler,
Yoksa nereden vuracağını bilir sahtelikler.
Duygularımı da kaplamış çıkmaz bir kurum,
Canıma batan acılarım da var üstelik.
Yalnızlığıma pusu kurmuş,
Düşlerimde uçsuz bir uçurum.
Sevgi akıp gidiyor gündelik,
Sırtıma yalnızlık mührü vurulmuş.
Kaybetmişim kendimi,
Pusulam kırık.
Haritasız bir ömrün içinde,
Cehenneme düşmüşçesine, arıyorum ben beni fellik fellik.
Bir girdap gibi hayat,
Bumerang gibi içine düştüğüm.
Ayaz mı ayaz,
Bir çalıntı ömür gibi dünüm, bu anım ve bugünüm,
Ve benimle hala ölü gibi yaşayan çalıntı ömrüm.
Kırık cümleler yığılmış gönül pencereme,
Paramparça duygularım,
Yitik umutlarıma sarılı yalnızlığım.
Üstüme çörekleniyor gece,
Yolsuz izsiz yürüyorum,
Kaybolduğum bu sonsuz derinlikte,
Ben beni arıyorum.
İçimde melankolik hikayeler,
Sırlanıp saklanan cümlelerim var.
Öylece duruyor,
Ve bu sessizlik,
Çalıntı bir ömürle,
Beni her gün öldürüyor.
İçimde gizlediğim sözcükler,
Ömrümü talan eden uykusunda uyuyor.
Ben ne geceden çıkabildim gündüze,
Ne de çalıntı ömrümü alıp yürüyebildim kendime.
Vakit de daralıyor bu ıssız dünyada,
Söz bitti, nefes tükendi bu sızıda.
Bir köşede ben,
Bir köşede çalıntı ömrüm,
Sanki ölümün koynunda uyuyor.
Kerem
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.