1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
133
Okunma
Yorgun gölgeleri silip atarak,
Suskun aynalara bakarak.
Eski bir defteri geri açarak,
Sırrımı onlara söyleyeceğim.
Yolların tozuna basıp geçince,
Vaktin süzgecinden sükût içince,
Kilitli kapılar bir bir seçince,
Paslanmış anlara söyleyeceğim.
Uzak iklimlerin serin yelinde,
Yabancı bir sesin dilsiz dilinde,
Kırık bir saatin durmuş milinde,
Kalan zamanlara söyleyeceğim.
Deniz kıyısında kumdan kaleye,
Geceyle tutulan o son nöbete,
Zirvesi dumanlı sarp bir tepeye,
Yüce ormanlara söyleyeceğim.
Işığın sustuğu derin bir izde,
Mevsimi belirsiz soğuk bir güzde,
Belki bir mektupta belki bir sözde,
Saklı limanlara söyleyeceğim.
Güneşin doğduğu o ilk çizgide,
Ritmi değişmeyen sert bir ezgide,
Kaderin yazdığı keskin çizgide,
Bütün olanlara söyleyeceğim.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.