2
Yorum
7
Beğeni
4,3
Puan
113
Okunma
Bir sabah düşünün
yeryüzünün bütün anneleri
aynı anda uyanıyor.
Birinin Gazze’de yanan evi,
birinin Bağdat’ta yıkılan kapısı,
birinin Kiev’de susturulan ninnisi,
birinin Şam’da yarım kalan masalı var.
Birinin evladı toprağa düşmüş,
birinin evladı denizlerde kaybolmuş,
birinin evladı savaşın soğuk demirine
gençliğini bırakmış.
Ve anneler soruyor dünyaya:
“Bu savaşlar kimin için?”
Hangi kitap
bir annenin gözyaşını haklı çıkarabilir?
Hangi bayrak
bir çocuğun cansız bedenini örtebilir?
Toprak utançla susar,
gökyüzü kararıp ağlar.
Çünkü en ağır ağıttır
bir annenin içinden kopan çığlık.
Bir gün düşünün…
Anneler birleşse.
Sarayların kapılarına dayansa,
generallerin önüne dikilse,
silah tüccarlarının yüzüne bakıp dese ki:
“Artık yeter!”
O gün
tankların gürültüsü susar,
füzeler göğe kalkamaz,
çünkü annelerin bedduası
dünyanın en ağır hükmüdür.
Bir annenin duası
dağları yerinden oynatır.
Bir annenin ahı
zalimlerin saltanatını yıkar.
Anneler bilir:
Bir çocuğun gülüşü
bütün zaferlerden büyüktür.
Bir annenin kucağı
bütün ordulardan güçlüdür.
Ve bir gün
yeryüzünün bütün anneleri
aynı sözde birleşirse:
“Artık çocuklarımız ölmeyecek!”
İşte o gün
sınırlar utanır,
silahlar paslanır,
bayraklar rüzgârda değil
barışın gölgesinde dalgalanır.
O gün
dünya yeniden doğar.
Çünkü dünyayı ayakta tutan
krallar değil,
ordular değil,
paranın saltanatı değil…
Annelerin merhametidir.
Ve anneler ayağa kalkarsa
insanlık kurtulur,
savaşlar gerçekten durur.
Ozan Güner Kaymak
Amsterdam 10.03.2026
5.0
83% (5)
1.0
17% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.