2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma
Bir şehir uyur mu böyle
Sesler boğulurken sokaklarda
Bir anne bekler mi sabaha
Gözleri yollarda donarken?
Duvarlar çatlak, hikâyeler yarım
Bir çocuğun adı kaldırımda yazılı
Rüzgâr taşır uzaklara fısıltıları
Kim duyar ki gecenin ağıtını
Bir ekmek kokusu geçer sokaktan
Bir umut gibi sıcak, kısa bir an
Sonra karanlık çöker yine
Sessizlik büyür her taraftan
Bir ses yükselir derinden
Bir saz teli titrer gecede
Duy beni dünya, taş kesilme artık
Bu suskunluk yakar yarınları
Duy beni dünya, bir çocuk daha eksildi
Bir düş, bir nefes, bir yıldız kaydı
Duy beni dünya, kapılarını aç
Bu karanlık bölmesin insanları
Duy beni dünya, kalbini hatırla
Barış bekler yorgun sokakları
Bir fotoğraf sararmış duvarda
Gülüşü kalmış eski bir yazdan
Yollar uzun, adımlar yorgun
Bir umut yürür hâlâ uzaktan
Bir saz çalar uzak bir evde
Ağıt gibi düşer pencerelere
Her telinde başka bir hikâye
Her sözünde başka bir yara
Eğer bir gün rüzgâr diner de
Gökyüzü çocuk sesleriyle dolarsa
İşte o zaman bu şehir
Yeniden insan olur belki
Duy beni dünya, bak yüzümüze
Bir çocuğun sessizliği büyür içimizde
Duy beni dünya, kalbini aç
Barış bekler yorgun yeryüzünde
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.