2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Ben İstanbul’um
bugün
minereler
köprü ayaklarına çeleme takmış
bahar ayazında
o burnu kızarmış çocuklarla
gitmelerimi büyütüyorum
anaç ruhuma
vapur-otobüsler
yana yana
dizilmiş tren vagonları
ilkleri doğruna
kadınlığımın bir az ötesinde
yokluğumun bir yoksulu olduğum yerde
deniz maviye suçüstü
yakalanmış
vapurun adam büyüklüğünde koltuğuna gömülmüşüm
dışarısı mavi
öyle bir mavi ki
ressamlar fırçalarını
renk renk boya kovalarına daldırıyor
beyazı ikna etmeye çalışıyorum
iyi hallerden çıktım
kendi düş dünyama
bir an
tırnaklarımı umuda gösteren
hırçın bir kediye dönüşüyorum
kırılgan sesler
yakınımda
uzaklığıma parmak sallayan
o uzaklar
küçük bir sesin sakarlığından
irkildiğim anın ta başındayım
gidecek yeri olmayan hislerime
doğruldum
sadece
O ki aşk
olması gereken gibi
düşlerini koy avuçlarıma
diyor
şehri ayağa kaldıran
susmalarım
ertesi güne bırakacak gibiyim
ne lüzum
aşksız bir şehrin güzelliğine
niye demiyorum
niye
09-03-2026
İST
ZARALICAN
5.0
100% (2)