8
Yorum
28
Beğeni
0,0
Puan
321
Okunma
artık boğuluyordu adem
kursağında topaklanan şeylerden
acının da haz gibi eşiği vardı
işkencesinden geçmişti bir gecenin o’da
askıya gerilmiş de
asılmamıştı
buz parçasına dokunan ısı
kopardı düşünde
diş izi
düşüncesi uyanınca
kimse kimseyi anımsamazdı
biraz daha zamanı var
çırpınıp uyanacak o hayvanın
solarak gidecekti güneş
aynı derinliğe kapılmış bir ânın
selinden
ve bir daha hiç kimsenin bulup
yüzeye çıkaramadığı bilince doğru
kendiliğinden
varacaktı
içimden atlar geçti
bu tıkırtısı çavlanın
şurada sur’es’i
ağzımızdaki o kekre tadın
az ötede kalsın
bizim olmayan toprağı
•
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.