3
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
107
Okunma

Yürüyorum...
Kapılar var
Ve kapıların ardından gelen
Cılız ayak sesleri
Dışarıda yağmur
Erimek mi bu yoksa sönmek mi
Bilmiyorum.
Üzerimde gıcır gıcır siyah deri ceketim
Saklıyorum hala cebimde verdiğin o
Siyah küpeyi.
Takvimlere çarpı da atmıyorum artık
Alıştım evsizliğe.
Ki buna rağmen evlen benimle diyeceğim o gündü
Sokak lambasının dibindeki telefon kulübesinde Bıraktım bizi.
Görmeliydin elimdeki kocaman buketi
Papatyam...
Sana beni getirmiştim
En süslü haliyle inan ki.
Bir delilik muamması
Karşı konulmaz kabulü şart koşmak gibi
Kendi sınırlarımı seninkinde kaybederek
Sonra hayalinle yüzümde bir tebessüm
İçimde hafif bir huzur,
Aklımda tatlı bir müzik
Yürüyorum...
Her yolda kaybolarak
Ta ki kimse beni bulamayana dek.
Yürüyorum.
Bilmiyorum...
5.0
100% (7)