11
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma

Ben insanın yaşam yolculuğunu,
bir Tren yolculuğuna benzetirim.
Bu yolculukta her yaş dönümlerini
birer tren istasyonu farzederek,
bu istasyonlarda durup kazanım ve
Kayıplarıma bakarım.
Bu şiirim,son durduğum istasyonda
Yaşamımla ilgili,şiire konu ettiğim
Bir kaç kesittir.
Yıl bin dokuz yüz kırk üç,Şubat altısı
Savaş insana salmış,korku algısı.
Şartlar oldukça ağır,çok kötü zaman
İnsanlar için yaşam,vermiyor aman.
İşte böyle dünya’ya,dedim merhaba
Savaş çocuğuyum ben,çektik çok cefa.
Ülke yokluk içinde,ekmek karneyle
Keten bezi kısıtlı,hak üç endaze.
Doğarken bindiğimiz tren katarında
Bilinmez yola çıktık,hayat yolunda.
Ana ve babamızla,o gün tanıştık
Ana sıcaklığına o gün alıştık.
Ana baba sevgisi,sonsuz bir haz’dı
Oysa bu sevgi bana,oldukça azdı.
Henüz iki yaşında,bir başka elde
Tanıştım sevgi ile,anneanne’de.
Yaşamımın ilkleri,ebeveynim’di
Onlardan sonra giren,kardeşlerim’di
Her biri benden küçük,birer bebeydi
Benim için hepsi can,Candan öteydi.
Yedi yaşıma kadar,evden uzak’tım
Hasret ve Özlem ile,yollara baktım.
El üstünde olsam da,sevgiden yana
Ana,baba özlemi,yaraydı bana.
Çok özlerdim sılayı,zordu ayrılık
Ana babaya Özlem,vardı ne yazık.
O çocukça yaşımda,ufka bakardım
Hasretlerle kavrulur,türkü yakardım.
Okul çağına geldim,döndüm yuvaya
Biraz zorluk çeksek de,uyduk havaya.
Yalnız değildim artık,kardeşler vardı
Hiç bir şeye benzemez,sevgiler sardı.
Kader baştan vurmuştu,bana silleyi
Zora koştu yaşamı,kurdu hilleyi.
Azim ile sarıldım,ben bu yaşama
Alın teri götürdüm,kendi yuvama.
Gönül çaldığım oldu,gönlü çalan da
Aklı başından alan,kalbi vuran da.
Öyle Bir güzel gördüm,şavkı güneşte
Ben Sultanımı buldum,yıl altmış beş’te.
Zaman çok çabuk geçti,büyükler gitti
Onlar için yolculuk,son buldu bitti.
Emr-i Hak vaki oldu,vadeler doldu
Arkalarında büyük,boşluklar oldu.
İstasyonun birinde,tren’den indiler
Zannettim ki bu yolda,benimleydiler.
Ellerimden su gibi,kayıp aktılar
Bu yolculukta beni,tek bıraktılar.
Engebeli çok çetin,yollardan geçtim
Aman demedim zora,pes de etmedim.
Dik durdum kadere de,eyvah demedim
Yolumda yürümekten,hiç vazgeçmedim.
Bazen hayat şamarı,yaktı canımı
Sanki damarlarımdan,çekti kanımı.
Bazen sabrı sınadı,yoğurdu beni
Bazen de mutluluğa,doyurdu beni.
Bu tren yolculuğunda,ağırdı yüküm
Yukardan,Ulu güçten,verildi hüküm.
Neşe,keder,,hayaller hepsi içinde
Umut ve umutsuzluk,çok zor biçimde.
Ben yürürken yolumda,yalnız başıma
Hep birileri çıktı,benim karşıma.
Kimine yüz vermedim,yanından geçtim
Kimini de yok saydım,görmezden geldim.
Özgürlüğüm ruhumda vazgeçilmezdi
Onurum ve vakarım,yok edilmezdi.
Haksızlığa direnir,göğüs gererdim
Hak,hukuku sayanı,Candan severdim.
Erdemli kişiler hep,baş tacım oldu
Seçtiğim bütün dostlar,hep canım oldu
Gönül zenginliğiydi,ömrümce derdim
Özümde güzelliği,manaya verdim.
Kötülük karşısında,"edep"özümdü
Kem sözlere karşılık,"sabır"sözümdü.
Sorulacak hesabı,hiç kalp kırmadım
Düşene,düşmüş diye,tekme vurmadım.
Yunus’tur hep pirimiz,sözü pişirir
Dilden hoşnut sözleri,kalbe düşürür.
Dürüstlük dergahıdır,gittiğimiz yol
Hace Bektaş Veli’dir,tuttuğumuz kol.
Çokça insan tanıdım,geldim bu güne
Takılmadım haline,ne de dününe.
Ölçüm insan olmaktı,hep öyle baktım
Hak’tır terazim mizan,ben öyle tarttım.
Bütün yaratılmışa,sevgiyle baktım
Dostlarımın gönlüne su gibi aktım.
Tek servetim ailem,varlığım oydu
Sevgim sihirli değnek,tılsımı buydu.
Canımdan olanım,iki kızım var
Can parçası kızımdan,iki kuzum var.
Dünyalığım varlığım,hepsi bu kadar
Sevginin zenginiyim,ben Karun kadar.
Ara istasyonlarda,inenler oldu
Onların yerine,binenler oldu.
İnsan için bir durak,dünya geçici.
Geldiğimiz istasyon,seksen üçüncü.
Hayat katarım benim,bu güne vardı
İyi ve kötü günler,dolandı sardı.
Tünelin ucundaki ışık sevgimdi
İnanç manevi güçtü,şuur azimdi.
Hiç vakti,saati yok,rötar da yapmaz
Emr-i Hak geldiğinde,zaman bırakmaz.
Bilinmez ki ne zaman,gelir işaret
Kaçıncı istasyonda,bulur nihayet.
Tuğal KÖSEMEN
03.Mart.2026
5.0
100% (12)