1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
55
Okunma
Bu şiir, milletin hürriyet ve istiklal uğruna verdiği mücadeleyi anlatır.
Şehitlerin fedakârlığı ve geçmişin diriliş ruhu, kelimelere döküldü.
O gün aydınlığa varan bir yol vardı,
Üzerimize üzerimize gelen düşmanlar
Bizleri yolumuzdan şaşırtamazlardı.
Atlarımızı dört nala koşturduk,
Kılıcımızı kefere kanlarıyla coşturduk.
Bu milletin davası hür yaşamaktı.
Dağları titrettik, göğü aştık,
Sulh dedik, enginlere sığamadık.
Bizlere hesap soracakmış kansızlar,
Kahpe pusuda can verdik, soysuzlar.
Sen rahat uyu, incinme şehidim,
Puslu şafakta kılıcın yere inmesin Mehmed’im.
Evlatlarımız hür yaşasın diye cenk ettik,
Gençlerimiz sapkın yollarda, bizler neyledik?
Titret cevherim, titret! Hür yaşamak için kan döktük.
Gör yiğidim, gör! Cihanın dört köşesine diz çöktürdük.
Çal arifim, çal sazını; pir dedelerimizin şahında ulu bir köktük.
Bitmez bu çilenin sevdası,
Gönül sancısı çeken kara gencimin yarası.
Kınık boyundan gelen ulu Hakan’ın evladı,
Ne de güzel yazıyor genç Mehmet’in hayranı.
Yeniden doğacak sancılar,
Başlayacak cihan-ı saltanatlar.
İşte o zaman söyleyecek Mehmet Âkif’im:
“Korkma, sensin o mazlumun güneşi;
Korkma, sensin o zalimin hançeri;
Korkma, sensin o cihanın kaderi;
Korkma, sensin o milletimin istiklali.”
5.0
100% (1)