3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma
şiiri seslendirmeyle dinlerseniz
çığliklarım
nihayet biri duymuştu
mutsuzluğu şiire dökmüş bir şairin
günlüğüydü diyordu
kendime bile duyuramazken
kör dilsiz sağırı oynuyordu
sadece şu çalan melodi
çığlığım iniş çıkışları
her tınısında beyaz duvarlara ak kalemle
resmediyordu yaşamların iniş çıkişlarını
ne çare canprem
bi çoçuğun mahsunluğu gibi bir
ana kucağında
kayıt ediyordu herşeyi
doğacağı günü bekliyordu.
gerektiğinde büyüdüğünde
kusmak için sabahlara gebe
şiir tadında
hayatını resmetmek için kendi çapında
gerçi okadarda kötü değildi
zamanın gergefinde tornada ckmış gibi
yontulmuş
biraz sivrilmişti ezilmiş bükülmüş kırmıştı hayat
..her zerre nasibini almıştı o yük omuzlarımda
nasır tutmuş ellerim tuvale duşen bir kömür tortusu gibi
aldım başımı ellerimin arasına
yoğurdum taş değirmende öğütür gibi
avuçlarımda dökülen her zerre
geçmişin ağır yükünü taşır gibi
gözlerim kan çanağı kanla çizilmiş bir harita
sınırları belli bir ömür torpüsu
uykular haram gün batar gün doğar kucağıma
soluk benizlerde sarımtırak çizgiler herbiri bir asır gibi
susuz kalmış toprak bütün nemini almış hayat
yüreğimin corafyasına dikilen bir anıt
tıpkı tarihi n raflarında yerini almış gbi
yüksel karataş
5.0
100% (2)