1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
49
Okunma

Çelik kokar sabahın körü,
barut çöker yoksulun alnına.
Bir lokma ekmek için yürür çocuklar,
elleri nasırlı anaların duasıyla.
Siperlerde üşür beş parasız bedenler,
uzak şehirlerde kasalar şişer sessizce.
Gölgeli masalarda imzalar atılır,
haritalar kanla yeniden çizilir.
Birinin serveti göğe merdiven kurar,
ötekinin mezarı toprağa erken düşer.
Savaş dedikleri, kardeşi kardeşe kırdıran düzen;
zengin büyür, yoksul eksilir dünyadan.