1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
32
Okunma

Kaç şafak bekledim güneşten önce gelmeni
Kaç günü boncuk gibi dizdim sabır tesbihine
Kaç gece misafir ettim masama resmini
Kaç hasret bitirdim sarılmak için sesine
Davetli davetsiz kaç uykumu böldü hayalin
Kaç sofra kurdum iki kişilik mum ışıklı
Kaç çivi çaktı yüreğime duvardaki saatin sesi
Kulağımda bekleme gelmez diyen bir fısıltı
Kırk çeşit bahaneler buldum gelmeyeşine
Yola çıkmaz dedim bu yağmurda bu soğukta
Mevsimler bile üzülüp kaldı bu bekleyişe
Belki gelir diye bir birine yetişti bir solukta
Bir beklemek ki ruhun ölümü vurması gibi
Son nefeste günahın tövbeyi unutması gibi
Şeytanın af olup cennete girmesi gibi
Öyle ümitsiz güneşi ateşe vermek gibi. . .
5.0
100% (2)