1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
131
Okunma
Sararmış yaprağınla gözüme batma ariz,
Bağlamından kopmuşsun, muğlak efkârın mariz.
Hislerin kabarınca vaziyetu’l-mastika,
Zamaneye tercihin; dengesizliğin bariz.
Tez bıkarsın eskiden bayatı istemezsin,
Her halinden belli ki istediğin şey gariz.
Tüm gıdan abur cubur; ağzında metal sakız,
Görüntün güçlüyse de; sen değil misin hariz?
Kaporta meraklısı şimdilerin zevatı,
Zihni bulandırmaz mı kalbine vuran her kriz?
Boşluğa mı dayarsın dönüp duran başını?
Nefsini bağladığın parmağı soktuğun piriz.
Dilin boyunu geçse zapt etmek mümkün değil,
Ki, ver ha sokuyorsun, her sözünde bir tariz.
Tercihini yapmışsan dünyalıklardan yana,
Kim ne diyecek sana; sorma hiç biz ne deriz.
Bağlamından kopmuşsun, muğlak efkârın mariz,
Zamaneye tercihin; dengesizliğin bariz.
Her halinden belli ki istediğin şey gariz,
Görüntün güçlüyse de; sen değil misin hariz?
Zihni bulandırmaz mı kalbine vuran her kriz?
Nefsini bağladığın parmağı soktuğun priz.
Ki, ver ha sokuyorsun, her sözünde bir tariz,
Kim ne diyecek sana; sorma hiç biz ne deriz.
---------------------------------------------
Ariz: Doğal ya da yasal olmayıp
sonradan ortaya çıkan.
Mariz: Hasta.
Bariz. Açık.
Gariz: Taze nesne.
Hariz: Takatsiz kimse, güçsüz
ve kuvvetsiz insan.
---------------------------------------------
(HAS)
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.