10
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1644
Okunma

Dört mevsimi hiç yaşamadım ki
Sonbahar çaldı hep kapımı
Gök mavisi umutlarla avuttum sol yanımı
Yalancı yüzlerde sardım yaralarımı.
Üç kuruşa kör kurşuna gitmiş babam
Anamın karnındayken ben.
Doğarken başlamışım kaaranlıkta yolculuğa
Gün ışığına çıkar çıkmaz dışlanmışım
Kaldırım taşlarına atılmışım..
Sevilmek nedir bilmemişim
Sen bilirmisin anlatsana bana
Bir parça da mutluluk koy yanına
Gözyaşına hiç girme.!
Başım dik,yolum açık olsun istedim
Aydınlığı günbatımında bekledim
Güneş hiç girmedi penceremden içeri
Yıldızlar dökülmedi yüreğime
Ay ışığı kalıntılarını aradı kör gecelerde gözlerim..
Kara bulutlar döndü başımda
Yağdıkça yağdı balçıklı günler
Tenimden eksik olmadı dikenli eller
Zamansız esti sevdalı yeller...
Sayısız aynalar kırıldı yüreğimde
Ondandır içimin kan ağlaması.
Sahi kaç zaman olmuş yola çıkalı.?
Daha çok mu var mutluluğa.?
İstanbul’a benzettiler beni
Karmakarışık bir hayalin heykeli gibi yonttular..
Egenin maviliklerine hasretmişim,kimin umurunda ki..
İsimsiz şehirlere sürgün ettiler
Hep karaya vurdu bindiğim gemiler...
Çimenlere basarak yürüsem bir kere de
Usandım baba...
Dikenli yollarda çıplak ayak yürümekten.!
Büyüdüm artık olmaz ki,
Senden tek hatıra kırmızı pabuçlar ayağıma.
Şefkatten,sevgiden sofralar kurulsun
Pasaklı ruhum doyuma ulaşsın..
Bahar kokusuna merhaba demeliyim
Ömrümde bir defa olsun..!
Aldılar verdiler
Verdiler veriştirdiler
Kevgire çevirdiler dört yanımı..
Yağmaladılar acımadan bozguncular..!
Kör kuyuya salladılar
Pamuk ipliği verdiler elime
’Hayat bu işte
Tutun tutunabilirsen dediler’
Omzumdan ağır yükleri de hiç eksik etmediler
Bir de geçip karşıma güldüler
Akıllı geçinen deliler...!!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.