1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma

aşkım hanımla hasbihal hülasası
çok gerçek var
çoğu acı.
az gerçek var
çoğu tatlı.
kafan mı karıştı
anlamak zor mu
zor imkansızı kapsamaz
diyorum
bu kapsamda çok zorlanıyorum
anlat
nasıl hissediyorsun
ısınmak için
yürümekten başka çaresi olmayan
üşümüş gibi.
yorgunum.
herhangi bir anlama gelmeyen
uyduruk bir kelimeye yüklenmiş
duygu gibi.
sesim var.
anlamım yok.
yaşamla ölüm arasındaki ince
çok ince çizgi gibi
eşit mesafede
sağım "çok yakışıklı"
soluma bakmaya yüzüm yok
doğru adrese yanlış zamanda
gönderilmiş mektup gibi.
ben şimdi hangi anlama
nasıl geleyim
işaret dili bilmeyen kör birine
pandomimle dert anlatmaya çalışan
görünmez adam gibi.
süper gücüm kendime çin işkencesi
idam edilmiş bir babanın
"baban aslında masummuş"
denilerek öldürülen oğlu gibi.
omuzları çökmüş
elleri yanına düşmüş.
hiçbir çarenin çabasına değmiyor
kırgın öfkem.
kırmızıya aşık boğa gibi
görünce değil görmeyince deli.
(biliyorum boğalar renk körü
biliyorum kırmızının da gözü yok
his bu.)
ilk bakışta
kulağa hoş gelmiş
altı kırmızı kalemle çizilmiş
okudukça saçmalaşan
sonunda
yazılıldığı hikayeden
sayfası koparılan
iki kelimelik bir cümle gibi.
seviyorum seni.
raskolnikov gibi.
geç kalmış
aceleci olmayan olan salyangoz gibi
karadeliğin içini ölesiye merak eden foton gibi.
sonsuz karanlığa
sonsuz bir kuvvetle çekilen
kütlesiz.
sebepsiz gelen gülme isteği gibi.
saçma.
izahım yok mizahım yok.
ağlayasım var
gül geç istasyonlarında.
neyinin eksik ve yahut neyinin fazla olduğu
bir türlü söylenemeyen
yenmeyecek gibi değil
ama misafire de ikram edilmesi ayıp
yapıldığına üzgün bir kısır döngü gibi.
ekşi, acı, tatlı
tatlı mı
öfkeli kek var mı
olmaz mı bu gün tabağı
bak şu da dibine offf tutmuş
kızgın yaprak sarması.
kısır döngüye biraz daha limon sıksak mı?
5.0
100% (1)