13
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
170
Okunma

BEYAZ HÜSRAN
Bu hüsran...Bu belirsizlik,
Bir papatya yaprağına mahkûm edip,
Öyle çaresiz bırakıyor ki... beni,
Biliyorum artık, Yalanın beyazı,
Gerçeğin siyahından daha çok yakıyor canımı,
Bir yürek, ne kadar kimsesiz kalmalı ki,
Tek şahidini kırlardan seçsin...
Güneşin her batışında,
Avuçlarımda solan son yaprak,
Ne "seviyor" diyebiliyor, ne de gitmeme izin veriyor...
Fallarda yalan konuşuyor biliyorum,
Yada ben senin beni sevme ihmaline inanıyorum,
Zaman gelip geçiyor, bir sevdan geçmeyen, birde yokluğun,
Bir var bir kokmuş masalına dönerken her şey,
İçimde kanadı kırık bir kuş çırpınıyor,
Her kanat çırpışında.. feryadı yankılanıyor soğuk duvarlarında..
Sen yinede duymuyorsun...beni,
Söylesene sevgili...bir gidiş kaç bin bekleyiş eder,
Kaç mevsim, bir seviyorum kelimesine sığardı,
Rüzgâr artık kokunu getirmekten yorgun,
Toprak, gözyaşlarımı saklamaktan,
Bu kimsesiz papatya dolu kırlar,
Benim sustuklarımı fısıldıyor kuşlara,
Kuşlarda mı getirmiyor hıçkırıklarımı sana,
Kirpiklerimde asılı kalan o nemli sükut,
Şimdi sana yazamadığım, binlerce intihar mektubu..
Eski bir takvim yaprağına asılı kaldı gençliğim,
Sen, bilmediğim bir iklimin baharını yaşarken,
Ben burada, saçlarıma düşen karlara anlatım seni,
Bin bahar geçse de nasıl bir inatla gelmediğini,
Seven bir insan,
En çok duymak istediği sesin sessizliğinde boğulurmuş,
En çok, hiç gelmeyecek olan kişinin ayak sesini duymak istermiş,
Şimdi hangi yağmur siler bu alnımdaki lekeyi,
Hangi rüzgâr dağıtır içimdeki bu küf kokulu kederi...
Söylesene.. sevgili
Benim beyaza bağladığım umudumu...
Sen hangi kara gecenin koynunda infaz ettin,
Ben, kendi enkazımın altında bir papatya yaprağında mutluluk ararken,
Sen, hangi yüreğin tarlasında, çiçek açtın,
Yokluğun kalbimde bir hançer yarası,
Öyle bir yara ki bu, ne kabuk tutuyor,
Ne de kanaması duruyor,
Ne öldürüyor beni, nede yaşıyorum seni,
Gül bahçeleri senin olsun, sevgili,
Ben bir tek papatyaya razıyım...
Şimdi bu ...Beyaz hüsran, benim en sadık yoldaşım,
Ve bu sonsuz bekleyiş,
Kendime verdiğim en ağır cezam olsun...
Bazı sevdalar, kavuşmak için değilmiş,
Bir ömür boyu içten içe kanamak içinmiş.
Çünkü yüreğimin sızısı, alnımın yazısından daha derin benim,
Sensizlik ....benim en sessiz mezarım olsada,
Biliyorum bitmeyecek bu amansız hastalığım,
Ne sen geleceksin nede, ben gideceğim senden,
Avuç içimde ezilmiş beyaz bir çiçek,
Ve bir "elveda" bile diyemeyen o yarım kalmış hıçkırık... kalacak bana,
Seviyor, sevmiyor, arasında ....
Papatya, mezarlığına dönene kadar yüreğim...
Seveceğim seni..
Çünkü ben ayaklarının altında ezdiğin,
PAPATYA TARLALARI kadar ,
Uçsuz bucaksız, bir yürekle SEVDİM seni...
Hazan Gülü Fatoş...20.02..2026....
5.0
100% (16)