(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Değerli duayen kalem Sivaslı Remzi Tımar Beyefendi,
Eserinizi içtenlikle ve irdeleyerek okudum; her dörtlüğünüzde hayal kırıklığını ve içsel muhasebeyi çok başarılı bir şekilde yansıtmışsınız.
Özellikle giriş bölümündeki “Yoğurtsuz olmuyor cacık / Adam sandım çıktı gıcık” dizeleri, eserinize hem mizahi bir hava katmış hem de hayal kırıklığının oluşturduğu o tuhaf ve sarsıcı duyguyu etkili biçimde anlatmış. Güvenin yanlış kişide heba oluşunu halk söyleyişinin doğallığıyla son derece etkili bir biçimde anlatmışsınız.Tebrik ederim.
“Önemsize önem verdim” dizesi, eserin iç muhasebe yönünü güçlendiriyor. Asıl kırgınlığın başkasından çok insanın kendisine duyduğu sitem olduğunu başarıyla hissettirmişsiniz.
“Tenekeyi gümüş sandım” benzetmesi, aldanış temasını somut ve akılda kalıcı bir şekilde zihne kazıyor. Görünenle hakikatin farklılığını güçlü bir anlatımla ortaya koymuşsunuz.
“Altın sandım çıktı bakır” dizesi ise değer yanılgısını pekiştirirken, tekrarın sağladığı ahenkle şiirin bütünlüğünü sağlamlaştırıyor. Gerçekten de bazen insan, karşısındakini olduğundan fazla değerli sanıyor; fakat verilen değerin kötüye kullanılması büyük bir hayal kırıklığına sebep oluyor.
Son dörtlükteki “Döneğin biriymiş meğer” ifadesi, yaşanan kırgınlığın net hükmünü koyuyor ve eserinize güçlü bir final mührü vuruyor. Samimi, sitem dolu ve halk şiiri geleneğinin içten “taşlama” üslubunu yansıtan bir eser olmuş. Eserinizi okurken insanın aklına Âşık Veysel’i ve Karacaoğlan’ı hatırlatan o duru ama iğneleyici dil geliyor...
Keyifle okuduğum ve severek yorumladığım şiirinizi tam puanımla kutluyorum. Kaleminiz baki, ilhamınız bol, ömrünüz uzun olsun.Esen kalınız...
Kıymetli ve ince ruhlu değerlendirmeniz için gönülden teşekkür ederim. Şiirimi böylesine dikkatle irdeleyip her dörtlüğün ruhunu yakalamanız, bir şair için en büyük mutluluk vesilesidir. Mısralarımda dile getirdiğim hayal kırıklığı ve iç muhasebenin sizde karşılık bulması, kalemin maksadına ulaştığını gösteriyor. Halk şiirinin o samimi ve yer yer iğneleyici taşlama geleneğinden beslenmeye çalışıyoruz. Âşık Veysel ve Karacaoğlan gibi gönül erlerini anmanız ise benim için büyük bir iltifat ve onurdur. Nazik sözleriniz, temennileriniz ve tam puanınız için ayrıca teşekkür ederim. Rabbim kalemimizi doğruluktan, gönlümüzü samimiyetten ayırmasın. Selam ve muhabbetlerimle.
Kıymetli ve ince ruhlu değerlendirmeniz için gönülden teşekkür ederim. Şiirimi böylesine dikkatle irdeleyip her dörtlüğün ruhunu yakalamanız, bir şair için en büyük mutluluk vesilesidir. Mısralarımda dile getirdiğim hayal kırıklığı ve iç muhasebenin sizde karşılık bulması, kalemin maksadına ulaştığını gösteriyor. Halk şiirinin o samimi ve yer yer iğneleyici taşlama geleneğinden beslenmeye çalışıyoruz. Âşık Veysel ve Karacaoğlan gibi gönül erlerini anmanız ise benim için büyük bir iltifat ve onurdur. Nazik sözleriniz, temennileriniz ve tam puanınız için ayrıca teşekkür ederim. Rabbim kalemimizi doğruluktan, gönlümüzü samimiyetten ayırmasın. Selam ve muhabbetlerimle.
Tenekeyi gümüş sanmak' hepimizin düştüğü o meşhur hata... Değerinden fazlasını verince insanın elinde sadece bu hüzün kalıyor. Çok güzeldi hocam, kaleminize sağlık.
Şiir, küçük hayal kırıklıklarını içten ve dokunaklı bir dille anlatıyor. “Yoğurtsuz olmuyor cacık / Ben işte buna üzüldüm” dizeleri, günlük hayatta yaşanan saf üzüntüleri adeta yansıtır.
“Önemsize önem verdim, ben işte buna üzüldüm.”
Her dize, masum bir hayal kırıklığının samimi hüznünü hissettiriyor. Güzel bir şiir okudum yüreğinize sağlık Selam ve saygılarımla değerli hocam.
“Buna Üzüldüm” şiiriniz, hayal kırıklıklarını ve yanlış insanlara verilen değerin ardından gelen pişmanlığı nükteli bir üslupla dile getiriyor. Özellikle “Tenekeyi gümüş sandım, ben işte buna üzüldüm” dizesi, şiirin ana duygusunu çok net ve çarpıcı bir şekilde özetliyor.
Kısacası, eseriniz halk şiiri tadında, sade ama etkili bir dil kullanarak dostluk, güven ve aldanış üzerine düşündürücü bir anlatı kurmuş. Hem içten hem de ders verici bir şiir olmuş. Kaleminize sağlık.
Hafif mizah, ince sitem ve ders veren bir ironi çok güzel harmanlanmış. Tekrar eden “Ben işte buna üzüldüm” dizesi hem ritim kuruyor hem de hayal kırıklığını tebessümle taşıyor; halk şiiri tadında, samimi ve akılda kalıcı.
Yüreğinize gönlünüze sağlık değerli hocam, şimdiki devirde dost düşman seçilmiyor. Bende müsaadenizle bir dörtlük eklemek istiyorum. Saygılar, selamlar, hayırlı ramazanlar dilerim.
Gönül kapım açık kaldı, Vefasızlar selam saldı, Dost dediğim zehir oldu, Ben işte buna üzüldüm.….Ebuzer ÖZKAN
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.