0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
12
Okunma
Oruçla terbiye
İslamın beş şartı terbiye içindir nefis ancak bunlarla terbiye olur çünkü...sünnetullah ve deneyler böyle diyorlar.
Oruçla mideni uçkurunu Rabçılığa secde ettir emanettir onlar.değilse şükretmemiş olursunİsmail olamaz senden olan evlatlarda...
Oruçla terbite ol...
Oruç, tezkiye-i nefsin en alt basamağı sayılan vücut terbiyesinin şehvani terbiyeyi en iyi talim eden şekillerdendir. Daha üst terbiye şekilleri gözün, kulağın, ağzın, kalbin orucu meselesidir. Nefsin sahibini hatırlaması için oruç bir talim şeklidir
Oruç tut...Oruç seni zinaya düşerken tutsun.Ana-baba duası da yetmez belki düşerken zinaya tuttuğun oruçlar tutar seni...oruç tut...
Oruç kalkandır Kaknı nükleri olana kimsecesaret edip de saldıramaz...işte...İranın nükleri yok...İrana bir ABD vursa iki İsrail vurur İsrail çağırırsa İngiliz de gelir...
Gazzeyi İranı kurtarmanın ücret ödeme yolu da var...sadece silah silah değil parada Rabçı-nefisci ilşkilerinde silahtır...Rızacılık geçerli değil çünkü...Hz Ebubekir sünneti ücretini ödeyip köle bilalleri kurtarmak Gazze de bir köle bilal İsraile para ver eğer kölelikten kurtulacaksa
Kaderde olan adillğe esmalara uygundur çünkü ilimdir hz Bilalin bilalliği Gazzenin billliği gazzeli bilalliği ve köleliği hakkettiği içindir de...Kader ilimdir çünkü esmaların tecelline uyumludur çünkü mantığıma yatmıyor deme...Rabçı mantığa yatkındır Rabçı mantık onaylar...Gazzeli nüklersizlikle bu asırda ancak bu kadar korunurdu ...bilal gibi köle işte...Rabçı olmak yetmek rabçılık nükleersiz yaşanamaz adillik ilkesine göre bu asırda ezan bile susturulur nüklerin yoksa eğer bu asırda...Nüklersiz Müslüman asrın Bilalleridir ancak...Ebu bekir ol ücret öde bir nefisciye Gazzeliyi İsrailin köleliğinden kurtarsın...
Oruç tut manevi dünyanda da İsrail var...
Kaderde olan ilimdir yani değişmez...Alimdir çünkü Allah hayalde rüyada olan değişir.Sünnetullah değişmez Rabçı mantık ilimli…
"Kaz gelecek yerden ördek esirgenmez"sünnetullah bu Rabçı mantık doğal mantık bu ama Ramazan yardımı diyen dolandırıcılar varmış
Gazzeyi kurtarırız diyenler de dolandırıcı çıkabilir ha...asrım dolandırıcısı çok bir asır...
Rabçı olana Kur’anın emirleri ...Rabçılık için evlen demektir evlenin emri ve diğer emirleri de rabçılık içindir...Yasakları da Faiz rabçılık içinse farzdır nefis içinse haramdır...farkı var...iki fark iki farklı fetva...Rabçıık için faiz haram olamaz der rabçı mantık rabçı akıl ve rabbın yarattığı deneyler ve sünnetullahlar...
Ve alıntı:
Oruç, nefsi terbiye etmenin en etkili yoludur
Tezkiye-i nefis; yani nefis terbiyesi Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz (sas)’in tatbikinde emrolunmuş bir haslettir.
İnsanı, kötü sıfatlardan arındırma, gideceği yere uygun hale getirme, ‘bana dön’ denildiğinde oraya götürülebilecek bir halde olması için çabalamaktır. İnsan bu dünyaya gelirken annesini, babasını, kaşını, gözünü seçemez. Fakat ahlaki yapısını değiştirebilme kudreti verilmiştir. Tasavvuf, bu olabilirlik üzerine kurulmuştur. İşte buna tezkiye-i nefis denir. Allah bizden bunu ister. Oruç bu tezkiye-i nefsi sağlamak için en önemli unsurlardandır. Çünkü nefis aç kalmadığı sürece kendisinin dışındaki kudreti ve alemi fark etmez. Fıtratı öyledir. Allah nefsi yarattığında onu değişik mahrumiyet ve ceza şekilleriyle imtihan etmiş. “Sen kimsin, ben kimim?” diye her sorulduğunda nefis “Ben benim, sen sensin.” demiş. Ne zaman aç kalmış ,“Ben senin kulunum, sen benim Rabb’imsin.” diyecek hale gelmiş.
Sadi bir beytinde der ki: “Bir kişi düşkün, zayıf, hasta ve açken onu Beyazıd Bestami ve Cüneyd zannedersin; fakat tok, sağlıklı ve makam sahibi olduğunda Nemrutlara Firavunlara bile taş çıkartır.” Terbiye edildikten sonra nefsin her nimetten istifade etmeye hakkı vardır. Terbiye edilmemiş bir nefis kudret sahibi olduğunda ya kendine ya başkalarına zulmedici olmuştur. İşte oruç bize acizliğimizi hatırlatır. Oruç tutmakla beraber nefsani kudretimizin mecali azalır. O zaman esas bu nefsi harekete geçiren ruh ortaya çıkmaya başlar. Bu ne kadar çok parıldarsa oruç tuttuktan sonra da o hal devam eder. O hal ne kadar az görünürse orucun bozulmasıyla da gider. Ramazan’dan sonra niye eskisi gibi tuhaflaşıyoruz diye hep şikayet ederiz. Bu, orucun tam tutulmamasından kaynaklanır. O ruhi yapı daha çok ortaya çıksa inkar edilemeyecek şekilde ayan beyan olsa, asla o bir daha kaybolup gitmez.
Nefsin tezkiyesinde şunu unutmamak lazım. Nefis körelsin diye nefse istediği verilmez. Nefis hiçbir zaman vermekle körelmez. Çocuklar veya gençler yetiştirilirken zevkini alsın, içinde ukde kalmasın, ileride yapmaz, deniyor. Gençler her istediğini yaparsa daha aklı başında olur, tezi doğru olsaydı bugün Batı aleminde bu kadar çarpık aileler ve ilişkiler olmazdı. Serbestlik başka sorunları getirir. ‘Boğazına kadar pisliğe düş ama şehvete düşme’ diyor Hz. Mevlânâ. Verilmekle nefis terbiye olmaz. Nefis belli dozajda mahrumiyetle terbiye olur. Çocuk terbiyesinde de böyledir.
Oruç, tezkiye-i nefsin en alt basamağı sayılan vücut terbiyesinin şehvani terbiyeyi en iyi talim eden şekillerdendir. Daha üst terbiye şekilleri gözün, kulağın, ağzın, kalbin orucu meselesidir. Nefsin sahibini hatırlaması için oruç bir talim şeklidir. Biz sadece yardımseverlik tarafını görürüz; ama oruç bize diğer bireylerle aramızda bir bağ olduğunu gösterir. Zalim ve kibirli insanlar, başkalarını fark edemeyen insanlardır. Kendini başkasının yerine koyarak karşısındakini anlama halini sağlar oruç. Bu şekilde kendini de daha iyi görür. Orucun sosyal yapısına Kur’an’da işaret vardır. Allah ‘oruç tutanlar’ diye bir cemaatten, bir sosyal çevreden bahseder. Bu, böyle bir cemaatin var oluşuna işarettir. Sosyal olarak tutulduğuna işarettir.
‘Nefis kirli mi, niçin nefsi temizlemek lazım?’ diye bir soru gelebilir akla. Nefis esasında kirli değildir. Fakat ne kadar temiz olsa da nurun üzerine perde durumundadır. Altındaki cevheri çok güzel yansıtıyorsa o nefsi her zaman çok temiz tutmalı. Altındaki cevheri kapatıyorsa o nefsi derhal temizlemeli. Nefis emaneti muhafaza edecek hale gelmişse bunun dışarıdan kirletilmemesi lazım. Kibir, riya, yalan, kin, şehvet, buğz nefsin üzerine örtülmüş perdelerdir. “Boş işlerle uğraşan, kötü sözler söyleyen kişi oruçluysa yanına kalan sadece aç ve susuz kalmaktır.” diyor Peygamberimiz (sas).
#Mehmet Fatih Çıtlak