3
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
68
Okunma

Derdi sevda nedir bilmez idim
Bu derde düşmeden önce, ellerim
Yanıyor gözlerim dalgın kör karanlıklar
İçinde baharın çiğ damlaları sarsın tenini
Belki uğur böceği dokunur saç tellerine
Ve belki kör bakışlarıma ibrahim de’yi
Verirsin, kader deyip çürüttüğün
Kaçıncı kişiyim?
Düşmüşüm seferi avare Şanlı urfa’nın köy
Sokak bilmem nerelerine, dur diyen de yok
Selam veren de, inciten mi demeliyim
Çok mu? çok yöresel kıyafetli köy
Kadınları modern türkülerden nasibini almış,
Evvel zaman su veren çeşme diyen
Ahali insanı şimdi demir kapıları açmıyor
Yada açamıyor.
Nüfusa uyuz bulaştı aşka kına, davulcu
Tokmağından uzaklaştı zurnayı
Sahiplenen babayiğitler kalmadı.
Derdi sevda nedir bilmez idim oda bana
Bulaştı Mangal külü kokusu hoş gelirdi
Oda gitti renkli yazmana ulaştı, baktıkça
Avunduğum lastik yemenilerin vardı renkli
Çizmelerle tanıştı hasretine sürgün gittim
Derdi sevda dediler dergahınla söyleştim.
İbrahim KANDAMAR
10.01.2024
5.0
100% (6)