2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
123
Okunma
Vade doldu azizim vakit ayrılık vakti
Bağrıma hüzünleri basarak gidiyorum
Ayrılık yokuşuna sürüp bu yorgun kalbi
Dilime mühür vurup susarak gidiyorum
Zihnimin kuytusunda acılar beleyerek
Kırılmış eleğimden göz yaşı eleyerek
Yaradana sığınıp affımı dileyerek
Ömrümü bir takvime asarak gidiyorum
Yollarda geçti ömrüm doğduğum günden beri
Menzile varamadım dönemedimde geri
Yoluma yoldaş sayıp bir kalem ve defteri
Kaderimi sil baştan yazarak gidiyorum
Kimleri ağırladı dünya denen bu hancı
Aleme şerbet döktü bize sundu hep acı
Terketti bedenimi ruh isimli kiracı
İçimdeki tüm zehri kusarak gidiyorum
Hapsedip bedenimi Yusuf’un kuyusuna
Üfleyip isrâfil’in o meşhur borusuna
Ayette adı geçen Eshab-ı Kehf uykusuna
Gözlerimi kör edip koşarak gidiyorum
İsmim hiç anılmasın bir kalbin tenhasında
Sesim hiç çınlamasın kimsenin kulağında
Kendime bir yer bulup hiç’lerin ordusunda
Sol yanımdan günahı sayarak gidiyorum
Arif BÜYÜKÜNLÜ
5.0
100% (2)