0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma

gece, yüzüme paslı bir pusula tutar
rüzgâr kuzeyi yanlış gösterir
avuçlarımda soğuk bir ağırlık,
kalbimden düşmüş gibi…
yıldızlara karar verilmiştir
durmak ile kaçmak arasında
asfalt titrer
kalbim yanar
gölgen iner asfaltın kıyısına,
su görmemiş balık gibi
karanlığa bakan,
karanlığı öğrenen,
uzakta bir yol yanarken
kervanlar güneşi sırtından indirir
çöl, kemik rengi bir dua olur
gözlerim o geçide çivilidir
işaret parmağım gecenin perdesine dokunur
sonra bir geçit açılır
zamanın göğsünde
ya sen güzel kadın, içindeki aşk
henüz kararını vermemiş,
filizlenmeye
kararını beklerken
titreşen saat,
bir hayat sızıntısı
içimdeki horoz öter
gölgen,
kibrit başı kadar ömürle
aynı alevde birleşirse
toprak yeniden hatırlar yanmayı
elim,
sol yanında atan melodiye
geceyi bırakır…
zeytine çalan gözle bir kadın devrilir yüreğime
sen,
aynanın içinde kırılan
bir yankı
içimde dört susuş vardır
ama yine de
bütün düşüncemsin…
sensiz benim bitişim nedir
temmuzun serin dolunayında
bu yolcusunu alır gece
metal bir kapının uykusundan geçerek
ve sen
nihayet filizlensin…