0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
26
Okunma
buzulları çözülüyordu karaca katmerli bakışlarının
ve ben bir kere daha esirin olmaktan gurur duyuyordum
kimse için değişemezdim bundan sonra
gökyüzünde ki hiç durmadan parıldayan o yıldızdım
ve elini bırakmamak için verdiğim sözü unutamıyordum
boynunun kokusunda kaybolmaktan başka yoktu çarem
sen verdiğim ve tuttuğum en güzel sözdün..
bir aşk yangınıyla yanıp tutuşmuştu
gözyaşı denizinin sularında yüzüyordu
sevinç çığlıklarıyla mükemmel bir seyirdeydi
artık o limana demir atmıştı sevda gemisi
tüm varıdat bu müthiş sevgiyi alkışlıyordu..
ta ki sen kendini bu sevda masalından geri çekene dek
elim ayağım buz tutmuştu
üşüyordu benliğim ve çaresizdi ruhum
sen olmayacaksan kim olacaktı sahi
şu yitip giden dünya zindanında
kim geri verecekti bana en sevdiğimi
hangi yüze bakacaktım mütebessim bir çehreyle
hangi sahte bedende gerçek bir dokunuşu arayacaktım
hepsi artık acı birer muhalden ibaretti..
yeknesak arzuhalim yalnız sendin
ve asla vazgeçilmezdin
kime anlatsam seni imkansız diyordu
ben yalnızca bir an baktığım yönde belirme ihtimalini sevdim
hiçbir şey yapmasan bile
her an yokluğuna öyle karıştım ki imkanı yok geri dönmenin
inidamın körüklüyor gittikçe sevda yoksunluğumu
bana bir zaman bağışla sürsün sonsuza dek
öyle bir lahzaya hapsolayım ki erisin etim kemiğim
fakat sonunda kollarında can vereyim..