2
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
525
Okunma

-Dokunuşun-
Derimde dolaşan parmakların, Geiger sayacı gibi sadece ölümcül olanı arıyordu! Ama bilmediğin şuydu; ben zaten radyasyonun kendisiydim
Beslendiğin o kirli enerji, aslında seni içerden eriten bir sızıntıydı
-Gözlerim-
"Otoban kameraları gibi soğuk ve anlamsız onlar" dedin ya... Haklıydın!
Onlar sadece geçip giden kazaları kaydederdi
Sen benim için, sisli bir yolda gerçekleşen çoktan unutulmuş zincirleme kazasın artık
Ve o kayıt bitti, diski biçimlendirildi
-Oksijen-
Bittiğini söyledin...
Ama ben nefes almayı, seninle o paslı egzoz dumanına dolandığımız ilk saniyede bırakmıştım zaten
Ben havasız boşlukta yaşayabilen bir Homo Nihilus varyantıyım; sen ise hala ciğerlerine dolan o ağır nihilizmle boğuluyorsun!
-Terminal Safhası-
Seni terk ederken bıraktığım o "yitik frekans", aslında bir veda değil virüstü!
Bedenim bedeninden söküldüğünde oluşan kırmızı kablo kopmasıysa, benim özgürlüğüm, seninse sonsuz karanlığındı
Seni kendi şehrinde bir ömür rutubeti koklamaya mahkum ederken, o kopan kablonun ucundaki son kıvılcımla da tüm sistemini felç ettim aydınlığına dair
Melek değildim...
Senin "etik sevdayı patlatma protokolünde" kullandığın en gelişmiş silahtım
Ve silahlar, işleri bittiğinde sahiplerini tanımazlar asla!
Şimdi şehrinin yalnızlık yankısında, kendi yarattığın boşluğunla baş başa kal
Ki ben
Öyle bir boşluğun hurdalığından çıktım evvel bir vakit
Paslı antenlerimle artık tanrının değil, mutlak hiçliğin sinyallerini topluyorum. Senin "yıkım tamamlandı" dediğin yerde, ben yeniden başlatma işlemine start verdim
Ses yok...
Işık yok...
Sadece senin damarlarında dolaşan bensizliğin vakum etkisi!
Bağlantı Kesildi..
Kullanıcı Bulunamıyor...
AykanT.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.