4
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
Ben seni ;
akşamüstü eve eli boş dönmesin diye,
Eski bir tezgahın başında ter döken babanın duası kadar seviyorum.
Ben seni;
rüzgârın sert estiği o dar sokaklarda,
Yırtık pabuçlarıyla su birikintisinden atlayan çocuğun neşesi kadar seviyorum.
Ben seni;
betonların arasından fışkıran bir çiçeğin,
Güneşe doğru başını kaldırdığı o inatçı direnci kadar seviyorum.
Ben seni;
gurbet elden sılaya mektup yazan bir mahkûmun,
Zarfın kenarına iliştirdiği o hasret kokulu gül kadar seviyorum.
Ben seni;
Yılmaz Güney’in başını hiç eğmeyişi,
Ve Ahmed Arif’in prangalar eskiten o mağrur sevdası kadar seviyorum.
Ben seni;
dağ başında bir çobanın kavalıyla,
Yüreğinden kopup gelen o hüzünlü melodi kadar seviyorum.
Ve ben seni;
bin bir derdin ortasında dimdik duran,
Anadolu kadınlarının o sarsılmaz gururu kadar seviyorum.
Ben seni;
toprağın altına düşüp yeniden filizlenen,
Her tohumun taşıdığı o ölümsüz yaşam ateşi kadar seviyorum.
Ben seni;
Nazım Hikmet’in memleketine duyduğu,
O büyük ve bitmez tükenmez aşkı kadar seviyorum.
Ve Ben Seni;
Ahmet Kaya’nın ülkesini sevdiği kadar ...
Çok Seviyorum... Çok Seviyorum...
5.0
100% (2)