0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
55
Okunma

Üç dakika daha sevebilseydin beni,
Haydarpaşa’ dan biraz uzaklaşabilseydi vapur;
bakışlarım yüzündeki çizgilerde benli ifadeler
arama telaşına girmişken
biraz kendimi bulabilseydim hâlâ
oralarda bir yerlerde.
Belki bir nebze kolaylaşıverirdi her şey.
Bir yolun sonu ve yeni bin bir yolun eğişinde
ararken kendimi..
Birkaç martı süzülürdü de balkonun demirlerine doğru
hiç keyfim yok çocuklar deyip
kafamı da usulca eğerdim ve selam ederdim her birisine
hem belki gençliğimizin o tatlı telaşları da aklıma gelirdi
Uzun soluklu bir filmin nasıl sonuna gelir verdi(k)m
diyebilirdim kendi kendime.
Gardan ayrılan birkaç tren görür,
ayrılığında hayatın içinde olduğu
safsatasına inandırmaya çalışırdım kendimi, kim bilebilir?
Daha mı kolay hazmederdim gidişini acaba?
Kimine göre o kısacık üç dakikaya
sığdırıverirdim tüm bunları,
ipe dizilmiş tespih taneleri gibi seni ve kendimi
tek tek çekerdim...
Her bir tanesinde biraz daha mühürlerdim
seni kendime.
Üç dakika, gelip geçen işte.
Hem insan geçmişte yaşamak için mi
verir bu varoluş savaşını ?
Yoksa şu an bile üç dakika ilerisinin
geçmişi değil midir?
Ne çok şey sığdıracaktım halbuki
Üç dakika daha sevebilseydin beni,
kaçacak bir delik bulurdum da
içine girip avuturdum kendimi...
5.0
100% (1)