0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma

KUYULAR
Anneannemin evinde karataştan bir kuyu,
Değme eller değemez buz gibi idi suyu.
Atılan karpuzları hemencecik soğutur,
Uzun süre tutmayın çatlar da yazık olur.
Sürekli akar sular ince ince önünden,
İsteyen faydalanır soğuk suyun ününden,
Kapağı kapalıdır,rasgele açık olmaz,
Elbet çocuklar için tedbirde ihmal olmaz.
Kuyunun bir yanında kara fırın yapılmış,
Kış-yaz ekmek yenecek hesap iyi yapılmış,
Diğer yanı besliyor yandan dut ağacını,
Dutun iki dalları destekler idi damı.
Dut ağacı kesmeden dam nasıl da yapılmış,
Meyve yere değil de dama dökülsün demiş.
Çocuk çoluk tüm aile faydalansınlar ondan,
Elbette komşuları tadacak bir ucundan.
Kuyunun etrafında açıktı iki kapı,
Biri açılır eve ötekisi dışarı,
Ev halkı evden gelir kuyusunun başına,
Köylü komşu seslenerek gelir dışarı kapı.
Şehirde evlerinde vardı kuyu tulumba,
Kuvvetle emek ver eğer su da lazımsa,
Bahçedeki bitkiler hep ondan sulanırdı,
Bazen kuyu başında çamaşır yıkanırdı.
Çocukluk hayalimde kuyular bolluk demek,
Yazın onun çevresi epey serinlik demek,
Çocukluğum etmişti oynadığını hayal,
Sahi kim anlatmıştı bana böyle bir masal.
Üç katlı ahşap evin en güzel yeri kuyu,
Keşke şimdi olsa da içsem buz gibi suyu.
Çocukluğu süsleyen güzeldir anılarım,
Salih hoca dedeme ederim dualarım.
(DxG)