13
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
98
Okunma

Watsap Gönüldaşlar grubunda Fuat Yarar Düzenli üstadımızın verdiği ayak üzerine yaptığım bir çalışmadır, kendisine teşekkür eder başarılar dilerim.
Eledik eleği, astık duvara
Şu yalan dünyada varın mı kaldı
Ömür savrulurken düştük avare
Yüzüm ak diyecek arın mı kaldı
Herkes birer birer göçtü şehire
Şehirlerde hayat döndü zehire
Ambarlar boşaldı, bitti zahire
Çuvala girecek ürün mü kaldı
Neme lazımcılık çekilmez oldu
Güzelim bağlara bakılmaz oldu
Tarlalar gen kaldı, ekilmez oldu
Bir avuç atacak darın mı kaldı
Kağnıları kırdık, yaktık sobayı
Bir yana savurduk dirgen yabayı
Ne kepenek koyduk ne de abayı
Bunları giyecek torun mu kaldı
Kimsenin kalmadı köyde hevesi
Gurbete göz dikti doğan bebesi
Ne çan sesi kaldı ne kaval sesi
Köyde “hey” diyecek sürün mü kaldı
Nice ocaklar var dumanı tütmez
İt ürümez oldu horozlar ötmez
Hayrullah’ın derdi kederi bitmez
Geçmişi mahvettik yarın mı kaldı
Kulhayrullah
04 Şubat 2026
Not: Görsel orijinaldir, rahmetli annem, babam, kızım ve ben , 1986 yılına aitdir
Dost kalemlerden Nafiz Basan 👏👏👏
Çeşmeleri suskun, taşları yosun
Ne düve gezer çayırda ne tosun
Ne fayda burgulu olsa da posun
Hayrullah’da sağ bir karın mı kaldı
Şükrü Atay (Türkmenoğlu)👏👏👏
Ekin ektiğimiz tarlalar çorak
Paslanmış kenarda duruyor orak
Yaşanan mevsimler artık çok kurak
Dağlara yağacak karın mı kaldı?
___ Şükrü Atay (Türkmenoğlu)
5.0
100% (15)