2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma

Cemil abimiz vardı...
Karakteri sertti , hem de dik kafalı
Tahsili yoktu , o...her şeyi bilir....
İddiacı hem de çok konuşurdu..
Müşteriye kızar , ağız dolusu küfür ederdi...
Mersinde kırk yıl önce...çocukluğumda..
Hastane caddesinde babamın dükkanında..
Bir köşesinde eski minderde otururdu...
Ayakkabı tamiri yapar, pençe atar
Afili çizme , botlar , ayakkabılar boyanır...
Yarım yuvarlak ökçelere nal çakılırdı,,,
Yürürken cakur -cukur eder..
Ses verirdi yollarda...
Mozart’ın bozuk senfonisinde...
Kuşlar havalanıp kaçardı ansızın...
Kovboy filmi gibi...Bir aktör gezerdi sanki...
Ökçeler...ben geliyorum derdi...caka satardı...
Deri-rugan ayakkabılar sivri ,
Uzun burunlu , havalı..
Erkekler kırmızı mendil, lacivert takım giyerdi...
Bordo kravat itinayla bağlanırdı beyaz gömleğe..
Nezaket , hoş-görü anlayış,
Terbiyeliydi ruhları,,
Gelip , geçen işe gidenlere günaydın der ,
Esnaf , mahalle bakkalımız çay ısmarlar...
Hatır-gönül sorar...yardıma koşarlardı
Mahalleye borç verirdi...mahalle bakkalımız
Kadınlar dizden üç parmak yukarı...alımlı gezerdi..
Temiz , şık ,pak giyinirdi kadın tüm sevecenliğinle...
Oturup , kalkarken her şeyine dikkat ederdi...
Açılıp da açılmazdı papatya gibi...
Kadınlar çok güzeldi....
Nezaketiyle gezer...takıp , takıştırırdı...yaka broşlarını
Eğitimli...lisan bilen , kültürlüydü Atatürkün kadınları..
Yürüyüşü , boynunda fularıyla , hep elbise giyerdi..
Çocukluğumuzda annelerimiz-nenelerimiz
Hep kutsaldı...babalar , dedeler bizim atamızdı...
Aileler....büyükleriyle aynı evde sağlıklı ,
Mutlu yaşardı...bir avlunun içinde...
Kavga -döğüş yoktu , insanlar edepliydi...
Bizim cemil abimizde , demli çay düşkünüydü
Asabiydi...küfürbazdı fakat ahlaklı ve dürüsttü,,,
İnsanlara yardıma koşardı ,
Can verirdi...yırtık eski ayakkabılara
Çocukken bakardım , meraklıydım sanata
Köseleye nasıl yön veriyor diye..
Ayakkabının altına kösele yerleştirip boyarken...
Taka , taka, tuk ..tak mini çekiciyle çekiçleyip ,dikerken..
Bir çekicin melodisine hayranlık duyarım..
Aş, emek , iş, özveriydi sanatın incelikleri...
İnsanın göz nuruydu...
İlmek , ilmek işlenen ; sanattı...
Çaycı geldi...bak cemil abi...gördüklerin...
Bunlar tavşan kanı Allah..Allah... dedi..
Çaycı döner tepsiden hemen bir çay indirdi...
Cemil abimiz çaya şöyle bir baktı ,
Çaycıya lan öküz bekle...dedi
Bir fırt çekti çaydan , rengine baktı..
Dudaklarını uzatarak...bu mu lan....uyuz
Senin taze dediğin çay...
Hem soğumuş hem de bayat bu çay...
Alayına küfür ederken ,
Çabuk bana taze bir çay getir bekliyorum..
Çaycı yeni demlenmiş semaverden doldurup ,
Getirdi çayı..
Her zamanki gibi başını geriye koyup,
Ara sıra uyurdu cemil abi...
Taze çayın geldi...DİYE BAĞIRDI ÇAYCI...
Hadi içsene... cemil abi...
Ses , soluk yoktu...TAŞ KESİLMİŞDİ...
Ağzından bir köpük gelmişti....çaycı şaşırdı..
Cemil abi uyansana dedi....
Sarsaladı bir an cemil abiyi
Yana kaykıldı , SES-SOLUK YOKTU ,
Açık kalan gözleriyle elveda demişti hayata...
Küfürbazdı...dürüsttü...CEMİL ABİ....!
5.0
100% (4)