1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma
O Yaş
Haksızlıkta sükût etmedim; savtım vakarlı,
İzzetle yürür bu yol, eğilmez hâl-i ahvâli.
Mazlum oldum diye çekilmedim geriye,
Yük aldım, öne çıktım; bedeli bile bile.
Celâl’den direğim daha bebekken üstüme yıkıldı,
Bana gurbet; garindaşa Medrese-i Yûsufiyye kaldı.
Büyüten elleri unutmam, adları duayla anılır,
Hasreti içimde saklı; emekleri boynumda yazılır.
Bir sırt çantasıyla geçtik Meriç’in karasını,
Arkamızda kilâb-ı rejîm, önümüzde yazgının sisi.
Dün alkışlanan isimdik, bugün adımız bulanık,
Su aynı su; çağ değişir, hüküm döner, yazgı tanık.
Ağabeylik dediğin oradadır; gurbette çoktur heveslisi,
Yüzü melek görünür bazısının, dili şeytan nefesli.
Kara gün dostu kardeşlerim var, kandan öte bağ,
Anadolu’dan cihana yayılmış bir omuz, bir çağ.
Her çocuk gülümser beni görünce, gördüğü yerde,
Bil ki dokunmuşumdur bir hayata; bilinmez hangi teline.
Önüme çıkanları tarttım, yükü omzumda ölçtüm,
Yolum ağırdır; adı niyet, özü heves olanla yürümedim.
Yuva ister bu gönül; heves değil sebat,
Geç olsun dedim, tam olsun; gerisi hikmet.
Bir mevsim kaldı içimde, adı söylenmez yer yer,
Bursa rüzgârı gibi; serin ve derin, kader.
Kırgınım; helal etmediğim çok âdem var,
Ama hesabı ben tutmam; adalet O’na bakar.
Tevekkül şudur: yolunu bozmaz, yükünü taşır insan,
Alan da veren de O’dur; gerisi susmak ve zaman.
Yuva ister bu gönül; heves değil sebat,
Geç olsun dedim, tam olsun; gerisi hikmet.
Bir mevsim kaldı içimde, adı söylenmez yer yer,
Bursa rüzgârı gibi; serin ve derin, kader.
Kırgınım; helal etmediğim çok âdem var,
Ama hesabı ben tutmam; adalet O’na bakar.
Tevekkül şudur: yolunu bozmaz, yükünü taşır insan,
Alan da veren de O’dur; gerisi susmak ve zaman.
Mahir Harun
5.0
100% (1)