2
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
417
Okunma

Güneş kirli bir kadife gibi serilmişken şehrin üzerine,
cebimde derin sancı: dişleri dökülmüş paslı bir anahtar
Artık açmadığı kapıların yasını tutar o soğuk metal
...
Sanki vaktinden önce çürümüş bir tanrının kemiği gibi dar!
Yalnızlık, kirli Paris sokaklarında peşimize takılan, çamurlu eteklerini ruhumuzun dehlizlerine sürüyen korkunç dev
Ve o anahtar ki; ne cennetin kilidine uyar,
ne de küle dönmüş eski melankolik bir eve
Ey pas!
Ey zamanın metal üzerindeki ağır uykusu!
Eski şarap lekeli bir masada unutulmuş sitem gibi;
Kilitler sağır, anahtar yorgun, gece ise dipsiz kuyudur
Yalnızlıksa kapısı olmayan bir odanın hıçkıran tek sahibi...
AykanT.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.